- Cinsel Taciz Suçu Ceza Yargılaması
- Cinsel Taciz Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri
- Cinsel Taciz Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar
- Cinsel Taciz Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar
- Cinsel Taciz Davasında Temel Ve Nitelikli Haller
- Cinsel Taciz Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu
- Cinsel Taciz Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci
- Cinsel Taciz Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci
- Cinsel Taciz Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme
- Cinsel Taciz Davasında Zamanaşımı Süreleri
- Cinsel Taciz Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri
- Cinsel Taciz Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları
- Eskişehir’de Cinsel Taciz Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek
- Cinsel Taciz Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?
- Cinsel Taciz Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler
- Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel Taciz Suçu Ceza Yargılaması
Cinsel taciz suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etmek suretiyle işlenen eylemleri kapsar. Cinsel taciz, fiziksel teması gerektirmeyen, ancak mağdurun cinsel huzurunu, onurunu ve şerefini bozan, rahatsız edici davranışlar ile ortaya çıkar. Kanun koyucu, bu suç ile bireyin cinsel özgürlüğünü ve cinsel dokunulmazlığını korumayı amaçlamıştır.
Suçun oluşması için failin eyleminin kesinlikle cinsel amaçlı olması şarttır. Bu amaç, mağdurun vücuduna dokunmadan, sözlü, yazılı, görsel veya dijital araçlarla gerçekleştirilebilir. Örneğin, bir kişiye cinsel içerikli sözler söylemek, cinsel çağrışım yapan imalar veya hareketlerde bulunmak, istemediği halde cinsel içerikli mesajlar göndermek veya sosyal medya üzerinden rahatsız edici cinsel içerikli yorumlar yapmak bu suçu oluşturur. Fiziksel temasın olmadığı sürece yapılan bu tür cinsel rahatsızlık verme eylemleri cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilir. Eğer cinsel amaçlı fiziksel temas söz konusu olursa, eylem "cinsel saldırı" suçu olarak nitelendirilecektir.
Cinsel taciz suçu, günümüzde özellikle sosyal medya ve bilişim sistemleri üzerinden yaygın olarak işlenmektedir. Eskişehir’de bu tür hassas davaların takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, cinsel taciz suçu davalarında mağdurun onurunun korunması ve faillerin adalete teslim edilmesi için titizlikle çalışmaktayız.
Cinsel Taciz Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri
Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanununun "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" başlığı altında, 105. maddesinde düzenlenmiştir. TCK’nın 105. maddesi, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişinin cezalandırılacağını hükme bağlamaktadır. Kanun maddesi, suçun temel şekli için öngörülen cezanın yanı sıra, suçun nitelikli hallerini ve ceza artırımına neden olan durumları da belirler.
Cinsel taciz suçunun basit şekli TCK 105/1’de yer alırken, suçun nitelikli halleri TCK 105/2’de düzenlenmiştir. Nitelikli haller, suçun; kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, hiyerarşik ilişki çerçevesinde, aynı işyerinde birlikte çalışanlara karşı veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi gibi durumları kapsar.
TCK 105/2’de yer alan elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi nitelikli hali, günümüzde sosyal medya, telefon, e-posta gibi dijital araçlarla işlenen cinsel taciz suçlarını doğrudan kapsamaktadır ve bu durum cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir. Hukuk büromuz, bu yasal hükümleri müvekkillerimizin lehine en doğru şekilde uygulayarak hukuki süreci yönetmektedir.
Cinsel Taciz Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar
Cinsel taciz suçunun basit şekli için (TCK m. 105/1), kanun üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörmektedir. Mahkeme, suçun işleniş biçimine, süresine ve mağdur üzerindeki etkisine göre hapis cezası veya adli para cezası seçeneklerinden birine hükmedebilir.
Suçun nitelikli hallerinden birinin varlığı halinde (TCK m. 105/2), örneğin elektronik haberleşme araçlarının kullanılmasıyla işlenmesi durumunda, yukarıda belirtilen ceza yarı oranında artırılır. Bu durumda ceza altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına yükselebilir. Cinsel taciz fiilinin bir yıldan fazla sürmesi durumunda ise ceza alt sınırından az olmamak kaydıyla bir kat artırılır.
Hükmedilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak, cezanın adli para cezasına çevrilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Ancak bu alternatiflerin uygulanması, ceza miktarı ve sanığın suç geçmişi gibi yasal şartların varlığına bağlıdır. Eskişehir Cinsel Taciz Suçu Avukatı olarak ekibimiz, yargılama sürecinde müvekkillerimiz için en lehe olacak hukuki sonuçların elde edilmesi için çalışır.
Cinsel Taciz Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar
Cinsel taciz suçunda, verilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı, temel olarak, sanığa verilecek cezanın iki yıl veya daha az olması halinde uygulanabilir. Cinsel taciz suçunun basit şekli için öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırları HAGB kararı verilmesine imkan tanımaktadır.
HAGB kararının verilebilmesi için yasal şartlar şunlardır:
- Sanığa verilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
- Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi.
Hapis cezasının iki yıla kadar olması halinde Cezanın Ertelenmesi de mümkündür. Suçun basit halinde hapis cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi seçenek yaptırımları da mümkündür. Bu hassas davalarda, Mahkemenin lehe hükümleri uygulama kararı, avukatın güçlü ve ikna edici savunmasına bağlıdır.
Cinsel Taciz Davasında Temel Ve Nitelikli Haller
Cinsel taciz suçunun temel ve nitelikli halleri, TCK’nın 105. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Temel Hal (TCK m. 105/1): Bir kimsenin cinsel amaçlı olarak rahatsız edilmesiyle oluşur. Bu hal, fiziksel temas olmaksızın, sözlü veya dijital yollarla gerçekleştirilen ve mağdurun cinsel huzurunu bozan her türlü eylemi kapsar.
Nitelikli Haller (TCK m. 105/2): Suçun işleniş biçimine veya mağdur ile fail arasındaki ilişkiye göre cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren durumlardır. Bu haller şunlardır:
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi,
- Hiyerarşik ilişki veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi,
- Aynı işyerinde birlikte çalışan kişilere karşı işlenmesi,
- Eğitim ve öğretim ilişkisi içinde bulunanlara karşı işlenmesi,
- Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanmak Suretiyle İşlenmesi: Sosyal medya, telefon veya e-posta gibi araçlarla yapılan cinsel taciz eylemleri bu kapsamdadır ve cezanın artırılmasına yol açar.
Ayrıca, cinsel taciz fiilinin bir yıldan fazla süreyle tekrar edilmesi, cezanın bir kat artırılmasını gerektiren özel bir ağırlaştırıcı durumdur. Ekibimiz, dosyadaki somut eylemleri detaylıca inceleyerek, suçun doğru niteliğini tespit eder ve müvekkilimizin durumuna en uygun hukuki savunmayı hazırlar.
Cinsel Taciz Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu
Cinsel taciz suçu, hukuki açıdan şikâyete bağlı bir suçtur. Türk Ceza Kanununun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürenin kaçırılması halinde, dava açma hakkı düşer ve cezai takibat yapılamaz. Ancak, cinsel taciz suçunun, on sekiz yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenmesi durumunda şikâyet şartı aranmaz; Savcılık resen (kendiliğinden) soruşturma başlatır.
Cinsel taciz suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, cinsel taciz suçunda uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkündür. Uzlaştırma, Savcılık aşamasında veya kovuşturma aşamasında, mağdur ile failin bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşması durumunda, ceza davasının açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğuran alternatif bir çözüm yoludur.
Cinsel Taciz Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci
Cinsel taciz suçuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına bir şikâyet ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Suçun şikâyete bağlı olması nedeniyle, şikâyet olmadan re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılması kural olarak mümkün değildir (çocuğa karşı işlenmesi hariç).
Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini görevlendirerek olayın aydınlatılması için araştırmalar yapılmasını ister. Suçun sosyal medya üzerinden işlenmesi nedeniyle, soruşturma dijital delillerin toplanmasına odaklanır. Bu kapsamda, cinsel içerikli mesajlar, yorumlar, IP adresleri gibi dijital deliller ilgili servis sağlayıcılardan talep edilir.
Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması, ifadede hazır bulunulması ve süreç boyunca temel haklarının korunması sağlanır. Eğer suç uzlaştırma kapsamındaysa, Savcılık öncelikle tarafları uzlaştırmaya yönlendirir. Uzlaşma sağlanamazsa veya uzlaştırma kapsamına girmiyorsa, Savcı toplanan delilleri değerlendirerek yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar.
Cinsel Taciz Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci
Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. Cinsel taciz suçu davaları, öngörülen ceza miktarı nedeniyle genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.
Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, toplanan dijital deliller incelenir. Bu tür hassas davalarda, mağdurun beyanının doğruluğu ve delillerin güvenilirliği büyük önem taşır.
Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar.
Cinsel Taciz Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme
Cinsel taciz suçunda görevli mahkeme, suçun niteliği ve öngörülen ceza miktarı nedeniyle genellikle Asliye Ceza Mahkemeleridir. Bu tür davalar, ceza sınırı Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, davalar Eskişehir Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir.
Yetkili mahkeme ise, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) genel kuralı uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Cinsel taciz suçu, sosyal medya üzerinden işlendiğinde, suçun işlendiği yerin tespiti, teknik verilerin analizini gerektirir. Suçu oluşturan fiilin yapıldığı yer, ya da suçun sonuçlarının ortaya çıktığı yer (mağdurun ikamet adresi) yetkili mahkemenin belirlenmesinde rol oynayabilir.
Uygulamada, bilişim sistemleri üzerinden işlenen bu tür suçlarda, mağdurun ikametinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, hukuki sürecin doğru mahkemede başlaması için yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespitini sağlarız.
Cinsel Taciz Davasında Zamanaşımı Süreleri
Cinsel taciz suçunda hem şikâyet süresi hem de dava zamanaşımı süresi bulunmaktadır.
Şikâyet Süresi: Cinsel taciz suçu kural olarak şikâyete bağlı olduğundan, mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü bir süredir.
Dava Zamanaşımı Süresi: Cinsel taciz suçu için öngörülen ceza miktarına göre TCK’nın 66. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.
Cinsel Taciz Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri
Cinsel taciz suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan olup, bu suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Adli sicil kaydının bozulması, kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurur.
Ancak, ceza miktarı iki yılın altında kaldığı için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede kişi hukuken o suçtan mahkûm olmamış sayılır.
Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri, kişinin çalıştığı alana göre değişir. Özellikle kamu görevlisi, öğretmen, sağlık personeli gibi güven esasına dayalı meslekler açısından, bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına, görevden uzaklaştırmaya ve hatta meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.
Cinsel Taciz Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları
Cinsel taciz davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.
Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.
Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.
Eskişehir’de Cinsel Taciz Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek
Cinsel taciz suçu, bireylerin cinsel özgürlüğüne ve onuruna yönelik saldırı teşkil eden, toplumsal ve hukuki hassasiyeti yüksek bir suçtur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.
Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani şikâyet veya soruşturma aşamasından başlayıp kesin hüküm aşamasına kadar devam eder. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizinin yapılması, soruşturma aşamasında ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, dijital ve diğer delillerin hukuka uygun yollarla toplanması için delil stratejisi geliştirme yer alır.
Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve aleyhe olan delillere hukuki itirazların yapılması gibi kritik görevler üstlenilir. Ayrıca, mahkeme kararı sonrasında gerekli görülmesi halinde istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması ve kanun yolları sürecinin takibi de hukuk büromuzun kapsamındadır.
Cinsel Taciz Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?
Cinsel taciz gibi, bireyin hem özgürlüğünü hem de sosyal itibarını doğrudan etkileyen bir ceza davasında, uzman bir ceza avukatı ile çalışmak sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu suçlar, sadece hukuki değil, aynı zamanda etik ve psikolojik hassasiyet gerektirir. Uzman bir avukat, öncelikle olayın hukuken doğru nitelendirilmesini sağlayarak, müvekkilimiz için en lehe olacak savunma stratejisini baştan belirler.
Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma veya gözaltı gibi özgürlük kısıtlayıcı durumların önüne geçme imkanı sunmasıdır. Avukat, hukuki itirazları zamanında yaparak, şüpheli veya sanığın aleyhine işleyen delillerin hukuka uygunluğunu sorgular ve müvekkilinin hak kaybı yaşamasını engeller.
Uzman bir avukat, mahkeme aşamasında ise, cezanın alt sınırdan verilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gibi lehe seçenek yaptırımların uygulanması için gereken hukuki zemini hazırlar ve mahkemeye ikna edici argümanlar sunar. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin ceza almasını engelleme veya alacakları cezanın en alt sınırdan ve lehe uygulanmasını sağlama imkanını artırırız.
Cinsel Taciz Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler
Cinsel taciz suçu, TCK tarafından koruma altına alınmış olan cinsel özgürlüğe ve dokunulmazlığa karşı işlenen, sonuçları itibarıyla mağdur ve fail üzerinde ciddi sosyal ve hukuki etkiler bırakan bir suç tipidir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yasal hakların doğru kullanılması ve ispat yükümlülüklerinin doğru şekilde yerine getirilmesi açısından titizlik gerektirir.
Cinsel taciz davalarında hak kaybı yaşamamak, usul hataları nedeniyle davanın seyrini olumsuz etkilememek ve özellikle de hapis cezası, adli sicil kaydının oluşması gibi ağır sonuçlardan kaçınmak için hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Bu süreçte, olayın tüm detaylarının ve delillerinin (mesaj, ekran görüntüsü vb.) hızla toplanması ve korunması büyük önem taşır.
Eskişehir’de cinsel taciz suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm detaylarını, olayın oluş şeklini ve mevcut delilleri, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel Taciz Suçu Nedeniyle Hakkımda Şikayet Olursa Ne Yapmalıyım ?
Hakkınızda cinsel taciz suçu nedeniyle bir şikayet yapılırsa, öncelikle durumun hassasiyetini anlamalı ve panik yapmadan hareket etmelisiniz. Atılacak ilk ve en önemli adım, zaman kaybetmeden ceza hukuku alanında uzman bir hukuk bürosundan hukuki destek almaktır. Eskişehir Cinsel Taciz Suçu Avukatı ile görüşerek, ifade vermeden önce hukuki durumunuzu ve olayın detaylarını değerlendirmelisiniz. Kolluk kuvvetleri veya Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrıldığınızda, avukatınızla birlikte hazır bulunmak en temel yasal hakkınızdır. Avukatınız, şikayetin hukuki niteliğini (taciz mi, saldırı mı ?) ve delilleri analiz ederek, lehinize olacak savunma stratejisini hazırlar. Kendi başınıza hareket etmek, hukuki durumunuzu ağırlaştırabilir.
Cinsel Taciz Suçu Uzlaştırma Kapsamına Girer Mi ?
Evet, cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca uzlaştırma kapsamına giren suçlardan biridir. Uzlaştırma, Savcılık veya mahkeme aşamasında uygulanabilir ve bu süreçte mağdur ile fail, bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşmaya çalışırlar. Eğer uzlaşma sağlanırsa, fail hakkında kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer ve kişi herhangi bir ceza almaktan kurtulur. Ancak uzlaştırma sürecinin başlayabilmesi için suçun çocuğa karşı işlenmemiş olması ve mağdurun bu yola girmeye gönüllü olması şarttır.
Cinsel Taciz Suçu Davası Ne Kadar Sürer ?
Cinsel taciz davasının süresi konusunda kesin bir zaman dilimi belirtmek mümkün değildir. Ortalama olarak, soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil olmak üzere, bu davaların kanun yolları hariç tutulduğunda, genellikle 6 ila 12 ay arasında sürmesi beklenebilir. Sürenin uzamasındaki temel etken, suçun sosyal medya üzerinden işlenmesi nedeniyle dijital delillerin yurt dışı kaynaklı platformlardan toplanması veya bilirkişi incelemesi gerekliliğidir. Celse sayısı ise genellikle 2 ila 5 celse arasında değişir. Ancak dosyadan dosyaya değişir, kesin süre vermek mümkün değildir.
Cinsel Taciz Suçunda Hapis Cezası Kaç Yıl ?
Cinsel taciz suçunun basit şekli için (TCK m. 105/1), kanun üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörmektedir. Suçun nitelikli hallerinden birinin varlığı halinde, örneğin elektronik haberleşme araçlarının kullanılmasıyla işlenmesi durumunda, ceza yarı oranında artırılır ve bu durumda hapis cezası altı aydan üç yıla kadar yükselebilir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu sınırlar dahilinde bir cezaya hükmeder.
Cinsel Taciz Suçundan Sicilim Bozulur Mu ?
Cinsel taciz suçu nedeniyle yargılanmanız ve sonucunda hakkınızda mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda, bu karar kesinleştiği anda Adli Sicil Kaydına işlenir ve siciliniz bozulur. Ancak, verilen ceza iki yıl veya daha az ise ve diğer yasal şartlar sağlanmışsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu da sicilin temiz kalmasını sağlar.
Cinsel Taciz Suçunda Şikayet Süresi Ne Kadardır ?
Cinsel taciz suçu, kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve bu suç için kanunda özel bir şikâyet süresi belirlenmiştir. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü bir süredir, yani bu sürenin kaçırılması halinde Savcılık tarafından soruşturma başlatılamaz ve dava açılamaz. Ancak çocuğa karşı işlenmesi durumunda şikayet süresi aranmaz.
Cinsel Taciz Suçundan Hapse Girer Miyim ?
Cinsel taciz suçu hapis cezası öngören bir suç olduğu için mahkûmiyet halinde hapse girme riski bulunmaktadır. Ancak, Mahkemenin hükmettiği cezanın miktarına göre Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya Cezanın Ertelenmesi kurumları uygulanabilir. Eğer Mahkeme, size iki yıl veya daha az hapis cezası verir ve diğer şartlar sağlanırsa, ceza infaz edilmez ve hapse girmezsiniz. Hapse girme riskini en aza indirmek için uzman bir ceza avukatı ile çalışmak kritik öneme sahiptir.
Cinsel Taciz Davasında Elektronik Deliller Nasıl Toplanır ?
Cinsel taciz suçunun sosyal medya veya diğer dijital araçlarla işlenmesi durumunda, delillerin büyük çoğunluğunu elektronik kayıtlar oluşturur. Bu delillerin toplanması süreci şunları kapsar: Mağdurun telefonundan veya bilgisayarından elde edilen mesajlaşma kayıtları (WhatsApp, DM, SMS), e-posta içerikleri, tehdit anını gösteren ekran görüntüleri ve IP adresi ile log kayıtları. Bu delillerin Savcılık tarafından ilgili servis sağlayıcılardan hukuka uygun yollarla talep edilmesi gerekir.
Cinsel Taciz Suçunda Nitelikli Hal Olarak Cezasının Artırılması Hangi Durumlarda Uygulanır ?
Cinsel taciz suçunda cezanın artırılması, TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan nitelikli hallerin varlığına bağlıdır. Cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren başlıca durumlar şunlardır: Suçun kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi, hiyerarşik veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılması, aynı işyerinde birlikte çalışanlara karşı işlenmesi veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi.
Cinsel Taciz Suçunda Failin Tedavisi Veya Gözetimi Mümkün Müdür ?
Cinsel taciz suçu, TCK 57. maddesi uyarınca, Mahkemece suç işleyen kişinin akıl hastalığı bulunması veya cinsel dürtü bozukluğu göstermesi halinde, ceza infaz edildikten sonra tedavi veya gözetim altında tutulmasına karar verilebilir. Bu tedbirler, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ve tekrar suç işlemesinin önlenmesi amacıyla uygulanır. Tedbirin süresi, kişinin iyileşme durumu göz önünde bulundurularak Mahkeme tarafından belirlenir. Bu, ceza hukukunda uygulanan önemli bir güvenlik tedbiridir.