Ceza Hukuku Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Suçu

Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Suçu Ceza Yargılaması

Sosyal medya üzerinden tehdit ve şantaj suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun, dijital iletişim araçları ve platformlar (Instagram, WhatsApp, X/Twitter, Facebook vb.) kullanılarak işlenmiş özel bir biçimidir. Bu iki suç, genellikle birlikte veya birbirini tamamlayıcı şekilde karşımıza çıkabilmektedir.

Tehdit suçu, bir kişiye, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, şeref veya itibarına, malvarlığına yönelik bir zarardan söz edilerek, mağdurun korkutulması ve bu yolla istenen bir eylemi yapmaya zorlanmasıdır. Sosyal medyada bir mesajla, bir görselle veya bir video ile ölümle, yaralamakla ya da itibarını zedeleyecek bir bilgi yaymakla korkutmak bu suçu oluşturur.

Şantaj suçu ise, bir kişiyi, hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir eylemi yapmaya zorlamak ve bu zorlamayı belli bir haksız menfaat elde etmek amacıyla, eldeki bir sırrı veya görüntüyü ifşa etme tehdidiyle gerçekleştirmektir. Sosyal medya üzerinden ele geçirilen özel fotoğrafların yayımlanması tehdidiyle para istemek tipik bir şantaj eylemidir.

Bu iki suçun sosyal medya üzerinden işlenmesi, failin anonim kalma çabası, dijital delillerin hızlı yayılma tehlikesi ve mağdur üzerinde yarattığı ağır psikolojik baskı nedeniyle hukuken ayrı bir dikkat gerektirir. Eskişehir’de bu tür hassas bilişim suçları davalarının takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi ve müvekkillerimizin haklarının korunması için çalışmaktayız.

Tehdit Ve Şantaj Suçlarının Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri

Sosyal medya üzerinden işlenen tehdit ve şantaj suçlarının yasal dayanağı, Türk Ceza Kanununun (TCK) ilgili maddeleridir.

Tehdit Suçu; TCK’nın 106. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, bir kişinin hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği tehdidiyle bir eylemi yapmaya zorlanmasını düzenler. Ayrıca, malvarlığı üzerinde büyük bir zarar vereceği veya itibarını zedeleyecek bir fiilde bulunacağı tehdidi de TCK 106 kapsamında değerlendirilir.

Şantaj Suçu; TCK’nın 107. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak amacıyla bir sırrı veya itibar zedeleyici bir bilgiyi açıklama tehdidini cezalandırır. TCK 107/2’de ise, tehdidin mağdurun cinsel yaşamına dair hususların açıklanacağı tehdidiyle yapılması hali, cezanın artırılmasına neden olan nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Bu suçlar, bilişim sistemleri kullanılarak işlendiği için, soruşturma sırasında TCK’nın Bilişim Alanında Suçlar bölümündeki Bilişim Sistemine Girme (TCK m. 243) veya Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi (TCK m. 136) gibi diğer suçlarla da ilişki içinde olabilir. Hukuk büromuz, bu çoklu hukuki ilişkileri doğru analiz ederek savunma stratejisini oluşturur.

Tehdit Ve Şantaj Davalarında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar

Sosyal medya üzerinden işlenen tehdit ve şantaj suçları için öngörülen cezalar birbirinden farklıdır:

Tehdit Suçu (TCK m. 106):

  • Mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehditlerde ceza altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Malvarlığı veya itibar zedeleyici tehditlerde ise ceza altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Şantaj Suçu (TCK m. 107):

  • Temel şantaj suçu için ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
  • Cinsel yaşamın ifşası tehdidiyle işlenen nitelikli şantaj suçu için ceza ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Hükmedilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak, cezanın adli para cezasına çevrilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Ancak bu alternatiflerin uygulanabilmesi, cezanın miktarı ve sanığın suç geçmişi gibi yasal şartların varlığına bağlıdır. Eskişehir Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Avukatı olarak ekibimiz, müvekkilimizin hukuki durumunu en lehe olacak şekilde yönlendirmek için çalışır.

Tehdit Ve Şantaj Davalarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar

Tehdit ve şantaj suçlarında, sanığa verilen cezanın miktarına bağlı olarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı verilebilmesi için temel şart, sanığa verilecek hapis cezasının iki yıl veya daha az olması ya da adli para cezası olmasıdır. Tehdit suçunun temel hallerinde veya şantaj suçunun alt sınırdan cezalandırılması durumunda HAGB kararı verilebilir.

HAGB şartları; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, zararın giderilmesi ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşmasıdır. HAGB kararı ile sanık beş yıllık bir denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde şartlara uygun davranırsa dava düşer.

Hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi kurumu da, hapis cezasının iki yıla kadar olması ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması şartıyla mümkündür. Adli Para Cezasına Çevrilmesi ise, tehdit suçunun malvarlığına yönelik tehdit gibi daha hafif görünüşlerinde (altı aya kadar hapis cezası öngördüğü durumlarda) gündeme gelebilir. Şantaj suçunun ceza alt sınırının bir yıl olması nedeniyle, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi uygulamada nadiren görülür. Hukuk büromuz, müvekkilimiz lehine bu seçenek yaptırımların uygulanması için gerekli hukuki altyapıyı mahkemeye sunar.

Tehdit Ve Şantaj Davasında Temel Ve Nitelikli Haller

Tehdit ve şantaj suçları, kanunda temel ve nitelikli halleri ayrı ayrı düzenlenmiştir:

Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri: TCK m. 106/2’de düzenlenmiştir. Bu haller; tehdidin silahla işlenmesi, kişinin kendisini savunamayacak durumda olmasından yararlanılarak işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi veya kamu görevlisine karşı, görevi nedeniyle işlenmesi gibi durumları kapsar.

Şantaj Suçunun Nitelikli Halleri: TCK m. 107/2’de özel olarak tek bir nitelikli hal düzenlenmiştir: Cinsel Yaşama Dair Hususların Açıklanması Tehdidi. Şantajın, mağdurun cinsel yaşamına dair bir bilginin ifşa edileceği tehdidiyle yapılması, cezanın alt sınırını iki yıla yükseltir.

Sosyal medya üzerinden işlenen tehdit ve şantaj suçlarında, dijital ortamın sağladığı kolaylıklar nedeniyle, bu suçlar sıkça zincirleme suç hükümleri (aynı kişiye karşı farklı zamanlarda birden çok şantaj eylemi) ile de değerlendirilebilir. Ekibimiz, dosyanın somut durumuna göre bu artırım ve indirim sebeplerini titizlikle inceleyerek en uygun savunmayı hazırlar.

Tehdit Ve Şantaj Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu

Tehdit ve şantaj suçları, hukuki açıdan şikâyete bağlı olup olmamaları ve uzlaştırmaya tabi tutulmaları açısından farklılık gösterir:

Tehdit Suçu (TCK m. 106):

  • Şikâyet: Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçu şikâyete bağlı değildir; Savcılık resen soruşturma başlatır. Malvarlığına yönelik tehdit suçu ise şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi suçu ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır.
  • Uzlaşma: TCK m. 106/1’in ilk cümlesi (hayata, vücut bütünlüğüne yönelik tehdit) uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak, TCK m. 106/1’in ikinci cümlesi (malvarlığı veya itibar zedeleyici tehdit) ve temel şikâyete bağlı tehdit halleri uzlaştırma kapsamındadır.

Şantaj Suçu (TCK m. 107):

  • Şikâyet: Şantaj suçu, tüm halleriyle şikâyete bağlı değildir; kamu davası resen açılır.
  • Uzlaşma: Şantaj suçu, CMK m. 253’te sayılan suçlardan olmadığı için uzlaştırma kapsamına girmez.

Bu hukuki ayrımlar, davanın takibini ve hukuki sonuçlarını doğrudan etkiler. Eskişehir Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Avukatı olarak hukuk büromuz, müvekkillerimizin hangi süreçlere tabi olduğunu doğru bir şekilde tespit eder.

Tehdit Ve Şantaj Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci

Sosyal medya üzerinden tehdit veya şantaj suçuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına bir ihbar veya şikâyet ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Bu aşamanın temel amacı, suç şüphesinin varlığını araştırmak ve delilleri toplamaktır.

Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini (siber suçlarla mücadele birimleri) görevlendirerek olayın aydınlatılması için gerekli araştırmaları yapmasını ister. Bu araştırmalar, sosyal medya yazışmalarının, IP adreslerinin, mesaj içeriklerinin ve diğer dijital materyallerin incelenmesini kapsar. Sosyal medya platformları yurt dışı merkezli olduğundan, bu delillerin temini adli istinabe (uluslararası hukuki yardım) yoluyla yapılabilir.

Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal bir hak olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve aleyhindeki suçlamalara karşı susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması, müdafi olarak ifadede hazır bulunulması ve ifade sürecinin hukuka uygun ilerlemesinin sağlanması gibi konularda aktif hukuki destek sağlıyoruz. Soruşturma sonucunda, Savcı yeterli şüpheye ulaşırsa İddianame düzenleyerek kamu davası açar; aksi takdirde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verir.

Tehdit Ve Şantaj Davalarında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci

Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte, soruşturma aşaması sona erer ve Kovuşturma aşaması yani mahkeme süreci başlar. Tehdit ve şantaj suçları, cezalarının üst sınırları dikkate alındığında genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.

Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği, sanığın ve mağdurun dinlendiği, delillerin sunulduğu ve tartışıldığı aşamadır. Mahkeme, öncelikle sanığa iddianameyi tebliğ ederek bir savunma dilekçesi hazırlaması için süre verir. Sanık, bu aşamada ya da ilk duruşmada savunmasını sözlü veya yazılı olarak sunar. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, deliller (sosyal medya kayıtları, bilirkişi raporları vb.) incelenir. Dijital delillerin hassasiyeti nedeniyle, sıklıkla adli bilişim alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekebilir.

Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparlar. Son aşamada ise Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar. Mahkeme süreci boyunca etkin bir savunma, sürecin müvekkilimiz lehine sonuçlanmasında en büyük etken olacaktır.

Tehdit Ve Şantaj Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Tehdit ve şantaj suçlarında görevli mahkeme, suçun niteliği ve öngörülen ceza miktarı nedeniyle genellikle Asliye Ceza Mahkemeleridir. Bu suçlar için öngörülen hapis cezalarının üst sınırları Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, davalar Eskişehir Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir.

Yetkili mahkeme ise, Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK) belirtilen genel yetki kuralına göre suçun işlendiği yer mahkemesidir. Sosyal medya üzerinden işlenen şantaj suçu söz konusu olduğunda, suçun işlendiği yerin tespiti bazen karmaşık olabilir. Kanun, suçu oluşturan fiilin yapıldığı yeri yetkili sayar. Uygulamada, tehdidin ulaştığı yer yani mağdurun ikametinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili sayılabilir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespiti, sürecin hızlı ve doğru başlaması açısından büyük önem taşır.

Tehdit Ve Şantaj Davası Ne Kadar Sürer Ve Genellikle Kaç Celsede Sonuçlanır ?

Sosyal medya üzerinden tehdit ve şantaj davalarının ne kadar süreceği veya kaç celsede sonuçlanacağı konusunda kesin bir zaman dilimi veya celse sayısı vermek hukuken mümkün değildir. Her dosya, kendi somut özelliklerine, delil durumuna ve yargılama makamlarının iş yüküne göre farklılık gösterir.

Ortalama bir şantaj davası, soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil olmak üzere, itiraz ve kanun yolları hariç tutulduğunda, genellikle 9 ila 18 ay arasında sürebilir. Bu sürenin uzamasındaki temel etken, yurt dışı merkezli sosyal medya platformlarından veri temini için yapılan adli istinabe yazışmalarıdır.

Celse sayısı açısından ise, basit bir şantaj davası 3 ila 6 celse arasında sonuçlanabilir. Ancak dosyanın karmaşık olması, birden fazla tanık dinlenmesi veya ek rapor alınması celse sayısını artırarak davanın uzamasına neden olabilir. Ancak dosyadan dosyaya değişir, kesin süre vermek mümkün değildir.

Tehdit Ve Şantaj Suçunda Zamanaşımı Süreleri Ve Şikayete İlişkin Süreler

Tehdit ve şantaj suçlarında hem şikâyet süresi hem de dava zamanaşımı süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir:

Şikâyet Süreleri: Tehdit suçunun şikâyete bağlı olan hallerinde (malvarlığına yönelik tehdit gibi), şikâyet süresi suçu ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Şantaj suçu ise şikâyete bağlı olmadığından şikâyet süresi yoktur.

Dava Zamanaşımı Süreleri: Suçun şikâyete bağlı olup olmamasından bağımsız olarak geçerlidir. Tehdit suçu için ve şantaj suçu için öngörülen ceza miktarına göre dava zamanaşımı süresi her ikisi için de sekiz yıldır.

Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Bu sürelerin takibi ve doğru hesaplanması, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

Tehdit Ve Şantaj Davalarında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri

Sosyal medya üzerinden işlenen tehdit ve şantaj suçlarından dolayı verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Adli sicil kaydının bozulması, kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurur.

Eğer suçlardan dolayı verilen ceza iki yıl veya daha az ise ve diğer yasal şartlar sağlanıyorsa, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede kişi hukuken o suçtan mahkûm olmamış sayılır.

Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri, kişinin çalıştığı alana ve tabi olduğu mevzuata göre değişir. Özellikle kamu görevlisi, öğretmen, sağlık personeli gibi meslekler açısından, kasıtlı işlenen bu suçlardan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına, görevden uzaklaştırmaya ve hatta meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.

Tehdit Ve Şantaj Davalarında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları

Tehdit ve şantaj davalarında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.

Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek ve risk düzeyi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.

Eskişehir’de Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek

Sosyal medya üzerinden tehdit ve şantaj suçu, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanında uzmanlık gerektiren, bireylerin özgürlüğünü ve itibarını tehdit eden ciddi suçlardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani danışmanlık aşamasından başlayıp kesin hüküm aşamasına kadar devam eder. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizinin yapılması, soruşturma aşamasında ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, dijital delillerin hukuka uygun yollarla toplanması için delil stratejisi geliştirme yer alır. Ekibimiz, bilişim uzmanlarıyla iş birliği yaparak dijital delillerin doğru analiz edilmesini sağlar.

Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve aleyhe olan delillere hukuki itirazların yapılması gibi kritik görevler üstlenilir. Ayrıca, mahkeme kararı sonrasında gerekli görülmesi halinde istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması ve kanun yolları sürecinin takibi gibi aktif yargılama hizmetleri sunulur.

Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler

Sosyal medya üzerinden şantaj suçları, günümüzün dijitalleşen dünyasında bireylerin en ağır şekilde mağdur olabileceği, sonuçları itibarıyla kişinin özgürlüğünü, adli sicilini, meslek hayatını ve sosyal itibarını doğrudan etkileyen ciddi bir suç tipidir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, teknik bilişim bilgisi, ceza hukuku mevzuatına hakimiyet ve doğru zamanda doğru hukuki hamleyi gerektirir.

Tehdit ve şantaj davalarında hak kaybı yaşamamak, usul hataları nedeniyle davanın seyrini olumsuz etkilememek ve özellikle de hapis cezası, adli sicil kaydının oluşması gibi ağır sonuçlardan kaçınmak için hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Bu süreçte, olası tüm delillerin (ekran görüntüleri, mesaj kayıtları, hesap bilgileri) hukuka uygun şekilde toplanması ve korunması büyük önem taşır.

Eskişehir’de sosyal medya üzerinden şantaj suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm detaylarını, şantajın şeklini ve elde edilen menfaatinin niteliğini ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal Medya Üzerinden Şantaj Suçu Nedeniyle Hakkımda Şikayet Olursa Ne Yapmalıyım ?

Sosyal medya üzerinden şantaj suçu nedeniyle hakkınızda bir şikayet olursa veya bir soruşturma başlatıldığını öğrenirseniz, öncelikle sakinliğinizi korumalı ve aceleci adımlar atmaktan kaçınmalısınız. Atılacak ilk ve en önemli adım, ceza hukuku alanında uzman bir hukuk bürosundan hukuki destek almaktır. Hakkınızda başlatılan bir soruşturmanın varlığı halinde, en kısa sürede Eskişehir Sosyal Medya Üzerinden Tehdit Ve Şantaj Avukatı ile görüşerek sürece hazırlanmanız gerekir. Özellikle kolluk kuvvetleri veya Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrıldığınızda, avukatınızla birlikte ifade vermeniz en temel yasal hakkınızdır. Avukatınız, dosyanın içeriğini öğrenerek, aleyhinize olan delilleri ve iddiaları analiz eder, sizin lehinize olan savunma argümanlarını hazırlar. Kendi başınıza hareket etmek, hukuki durumunuzu daha da ağırlaştırabilir.

Şantaj Davası Ne Kadar Sürer ?

Şantaj davasının süresi, dosyadan dosyaya değişen pek çok faktöre bağlıdır ve kesin bir süre belirtmek hukuken mümkün değildir. Ortalama olarak, soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil olmak üzere, davanın kanun yolları hariç tutulduğunda, genellikle 9 ila 18 ay arasında sürmesi beklenebilir. Bu sürenin uzamasındaki temel etken, dijital delillerin (yazışmalar, IP adresleri) uluslararası yazışmalar gerektiren yurt dışı merkezli sosyal medya platformlarından toplanması zorunluluğudur (adli istinabe). Ayrıca, bilirkişi incelemeleri ve Mahkemenin iş yükü de süreyi etkiler. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak biz, sürecin mümkün olan en kısa sürede sonuçlanması için titiz bir takip yaparız.

Şantaj Suçundan Hapis Cezası Kaç Yıl ?

Sosyal medya üzerinden şantaj suçu için Türk Ceza Kanununun 107. maddesi, suçun temel şekli açısından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Eğer şantaj, suçun nitelikli hali olan mağdurun cinsel yaşamına dair bilgilerin açıklanması tehdidiyle işlenmişse, ceza alt sınırı yükselir ve yaptırım iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir. Bu cezaların yanı sıra, kanun adli para cezasını da zorunlu bir ek yaptırım olarak öngörmektedir. Mahkeme, hükmedeceği cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, tehdidin şiddetini, failin amacı gibi tüm unsurları değerlendirir.

Şantaj Suçundan Hapse Girer Miyim ?

Şantaj suçu, hapis cezası gerektiren bir suç olduğu için mahkûmiyet halinde hapse girme riskiniz bulunmaktadır. Ancak, Mahkemenin hükmettiği cezanın miktarına göre Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya Cezanın Ertelenmesi kurumları uygulanabilir. Eğer Mahkeme, size iki yıl veya daha az hapis cezası verirse ve diğer şartlar sağlanırsa, ceza infaz edilmez ve hapse girmezsiniz. Hapse girme riskini en aza indirmek için, uzman bir ceza avukatı ile çalışarak lehe seçenek yaptırımların uygulanmasını sağlamak hayati önem taşır.

Şantaj Suçundan Sicilim Bozulur Mu ?

Evet, sosyal medya üzerinden şantaj suçu nedeniyle yargılanmanız sonucunda verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda Adli Sicil Kaydına işlenir ve siciliniz bozulur. Ancak, Mahkeme tarafından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilirse, bu karar Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda düşerse, kişi hukuken o suçtan hiç mahkûm olmamış sayılır. Sicilin bozulmasını engellemek için HAGB kararı almak en önemli hukuki sonuçlardan biridir.

Şantaj Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır ?

Şantaj suçunda, suçun temel şekli için TCK’da öngörülen ceza miktarına göre dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Şantaj suçu şikâyete bağlı bir suç olmadığı için, altı aylık bir şikâyet süresi söz konusu değildir; ancak sekiz yıllık bu dava zamanaşımı süresinin dolması halinde, cezai takibat yapılamaz ve dava düşer. Zamanaşımı süresi, yargılama işlemlerinin yapılmasıyla kesilebilir.

Şantaj Suçunda Uzlaşma Mümkün Müdür ?

Hayır, Şantaj Suçu (TCK m. 107), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, sosyal medya üzerinden işlenen şantaj suçunda uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkün değildir. Uzlaştırma yolunun kapalı olması, davanın kesinlikle Mahkeme yoluyla sonuçlanacağını ve sürecin Mahkeme kararına bağlı olduğunu gösterir.

Cinsel İçerikli Şantaj Suçunda Ceza Artar Mı ?

Evet, şantaj suçunun, mağdurun cinsel yaşamına dair hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle işlenmesi (TCK 107/2), suçun cezasını artıran nitelikli haldir. Bu durumda ceza, temel şantaj suçuna göre alt sınırdan yükselerek iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir. Kanun koyucu, cinsel dokunulmazlığa ve özel hayata yapılan bu ağır saldırıyı daha yüksek bir cezai yaptırıma tabi tutmuştur.

Sosyal Medya Üzerinden Şantaj Suçunda Tutuklanma Riski Var Mıdır ?

Evet, sosyal medya üzerinden şantaj suçları, hapis cezası öngördüğü için tutuklama riski bulunan suçlardır. Tutuklama, Mahkemece kuvvetli suç şüphesi, kaçma tehlikesi veya delil karartma riski gibi şartların bulunması halinde verilebilir. Özellikle nitelikli şantaj suçu (cinsel içerikli tehdit) gibi ceza üst sınırının yüksek olduğu durumlarda, Mahkemece tutuklama kararı verilmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu riskin hukuki mücadele ile ortadan kaldırılması için çalışırız.

Şantaj Suçu Davasında Suçta Kullanılan Dijital Materyallere El Konulur Mu ?

Evet, şantaj suçunda suçun işlenişinde kullanılan dijital materyallere ve bilişim sistemlerine (telefon, bilgisayar, harici disk vb.) el konulması mümkündür. El koyma kararı, delillerin toplanması ve suçun ispatı amacıyla Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir. Bu cihazlar üzerinde adli bilişim incelemesi yapılır. TCK’nın 54. maddesi uyarınca bu eşyalar, suçta kullanıldığı için Mahkeme tarafından müsaderesine (devlete geçirilmesine) de karar verilebilir.

HEMEN ARA WHATSAPP