Bilişim Hukuku Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Suçu
İçindekiler

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Suçu Ceza Yargılaması

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 226. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen, cinsel dokunulmazlığa ve kamu ahlakına karşı işlenen en ağır ve hassas suç tiplerinden biridir. Bu suç, çocukların cinsel istismarı görüntülerini, seslerini veya yazılarını içeren müstehcen ürünlerin;

  • Üretilmesi, ithal edilmesi, satılması veya kiralanması (TCK m. 226/3, ilk cümle)
  • Her ne suretle olursa olsun yayılması, depolanması veya bulundurulması (TCK m. 226/3, ikinci cümle) eylemleriyle oluşur.

Kanun koyucu, bu suçu düzenleyerek, çocukların cinsel istismarını önlemeyi, çocukların onur ve şerefini korumayı ve çocuk istismarı içeren materyallerin yayılmasını engellemeyi amaçlamıştır. Bu suçun hukuki olarak müstehcenlik suçu kapsamında düzenlenmiş olmasına rağmen, içerik doğrudan on sekiz yaşından küçük çocukları konu aldığı için cezai yaptırımı en yüksek müstehcenlik suçudur.

Bu suç, özellikle bilişim sistemleri (internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları) üzerinden işlendiğinde hızla yayılma potansiyeli taşır ve dijital delil bırakması nedeniyle teknik incelemeler gerektirir. Eskişehir’de bu tür hassas bilişim suçları davalarının takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi ve müvekkillerimizin haklarının korunması için çalışmaktayız.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Suçunun Yasal Dayanağı

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçunun yasal dayanağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 226. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Bu madde, "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer almakla birlikte, içeriğin on sekiz yaşından küçük çocukları konu alması nedeniyle, kanun koyucu bu fıkraya diğer müstehcenlik suçlarına göre çok daha ağır bir cezai yaptırım öngörmüştür.

TCK 226/3, suçun iki ayrı eylemini düzenler ve her ikisi için de aynı ağır cezayı öngörür:

  1. Üretim ve Ticaret: Çocuk pornografisi içeriklerin üretilmesi, ithal edilmesi, satılması veya kiralanması.
  2. Yayma ve Bulundurma: Bu içeriklerin her ne suretle olursa olsun yayılması, depolanması veya bulundurulması.

Bu suç, niteliği gereği "resen takip edilen" (şikâyete bağlı olmayan) bir suçtur. Ayrıca bu suçun işlenmesiyle birlikte, TCK 226. maddesinin diğer fıkraları da (örneğin TCK 226/7 uyarınca suçta kullanılan eşyalara el konulması) uygulama alanı bulur. Hukuk büromuz, bu suçun hukuki niteliğini en doğru şekilde analiz ederek, müvekkillerimiz için savunma ve ispat yükümlülüklerini yerine getirir.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu (TCK m. 226/3) için öngörülen cezai yaptırım, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu, TCK 226. maddesi içinde yer alan en ağır cezalardan biridir.

Bu suçta hapis cezası ile birlikte adli para cezası zorunlu olarak hükmedilir. Adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve kişisel durumu göz önünde bulundurularak belirlenir.

Bu suçun ceza alt sınırının iki yıl olması nedeniyle, bu suçtan yargılanan sanıklar için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi kurumlarının uygulanabilmesi için Mahkemece cezanın alt sınırdan (iki yıl) verilmesi ve diğer yasal şartların sağlanması gereklidir. Suçun hassasiyeti ve niteliği nedeniyle mahkemeler bu lehe hükümleri uygulamakta çekimser kalabilir. Yine, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de bu suç için mümkün değildir.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı iki yıl olduğu için, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi teorik olarak mümkündür. HAGB, sanığa verilecek cezanın iki yıl veya daha az olması halinde uygulanabilir. Mahkemece cezanın tam alt sınırdan (iki yıl) verilmesi ve diğer şartların sağlanması gerekir.

HAGB kararının verilebilmesi için yasal şartlar şunlardır:

  • Sanığa hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması,
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
  • Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi. (Bu tür ağır suçlarda mahkeme kanaati oluşması zordur.)

Hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi de, iki yıl veya daha az hapis cezası verilmesi ve sanığın suç geçmişinin temiz olması şartıyla mümkündür. Ancak, bu suç için hapis cezası ile adli para cezası zorunlu olarak birlikte öngörüldüğünden, hapis cezasının tek başına adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Bu hassas davalarda, Mahkemenin lehe hükümleri uygulama kararı, avukatın güçlü ve ikna edici savunmasına bağlıdır.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Temel Ve Nitelikli Haller

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, TCK 226. maddesinin üçüncü fıkrasında özel bir suç olarak düzenlenmiştir ve bizzat kendisi, içerik on sekiz yaşından küçük çocukları konu aldığı için ağırlaştırıcı nitelikli bir hal taşır. Bu fıkra, suçun temelini oluşturur ve diğer müstehcenlik suçlarına göre daha yüksek ceza öngörür.

Bu suçta ayrıca, TCK’nın genel hükümlerine göre cezanın artırılmasına yol açabilecek durumlar da bulunmaktadır:

  • Zincirleme Suç: Failin, farklı zamanlarda birden fazla kez bu tür içerikleri bulundurması veya yayması durumunda, zincirleme suç hükümleri uygulanabilir ve ceza artırılır.
  • Örgüt Faaliyeti: Suçun, bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi, TCK 226/5 uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren özel bir ağırlaştırıcı nedendir.
  • Suçta Kullanılan Eşyalar: TCK 226/7 uyarınca, bu suçun işlenmesinde kullanılan bilişim sistemleri (bilgisayar, telefon, tablet, hard disk) ve bilgisayar programlarına el konulması ve imhası da hukuki yaptırımlar arasındadır.

Ekibimiz, dosyadaki eylemlerin TCK'daki karşılığını titizlikle inceleyerek, ceza artırımına yol açabilecek unsurların doğru analizini yapar ve müvekkilimiz için en lehe savunmayı hazırlar.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu (TCK m. 226/3), kamu ahlakına ve özellikle çocukların cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen bir suç olduğu için, Türk Ceza Kanunu açısından şikâyete bağlı suçlardan biri değildir. Bu, suçun mağduru şikâyetçi olmasa bile, Cumhuriyet Savcılığının suçu öğrendiği anda (ihbar veya kolluk tespitiyle) kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatması gerektiği anlamına gelir. Dolayısıyla, bu suçta bir şikâyet süresi söz konusu değildir.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, bu tür davalarda uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkün değildir. Yargılama, kesinlikle mahkeme kararıyla sonuçlanmak zorundadır.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçuyla ilgili Savcılığa bir ihbar veya kolluk kuvvetleri tespiti ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar ve resen takip edilir.

Soruşturma, özellikle siber suçlarla mücadele birimleri tarafından yürütülür ve içeriğin elde edildiği, depolandığı veya yayıldığı bilişim sistemleri üzerine odaklanır. Bu kapsamda şüphelinin bilgisayar, telefon, tablet, harici disk gibi cihazlarına el konularak adli bilişim incelemesi yapılır. Amaç, içeriğin varlığını, miktarını, kaynağını ve ne amaçla bulundurulduğunu tespit etmektir. Suçun niteliği gereği, bu inceleme sırasında Mahkemece gizlilik kararı alınabilir.

Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifadesinde hazır bulunulması ve tutuklama gibi kısıtlayıcı tedbirlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi konularında aktif destek sağlarız. Soruşturma sonucunda, Savcı yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci

Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu davaları, öngörülen ceza miktarı nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.

Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında, en önemli delil olan adli bilişim inceleme raporları ve el konulan cihazların durumu incelenir. İçeriğin niteliği, bulundurma amacı ve yasal unsurların oluşup oluşmadığı Mahkemece titizlikle değerlendirilir.

Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar. Bu süreç, hukuki bilgi ve deneyim gerektirir.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçunda görevli mahkeme, TCK 226. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, Asliye Ceza Mahkemesidir. Bu tür davalar, ceza sınırı Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, Eskişehir Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir.

Yetkili mahkeme ise, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) genel kuralı uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bu suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi nedeniyle, suçun işlendiği yerin tespiti önemlidir. Suçu oluşturan fiilin yapıldığı yer, yani içeriğin elde edildiği, depolandığı veya yayıldığı bilişim sisteminin bulunduğu yer yetkili mahkemeyi belirleyebilir.

Uygulamada, bilişim sistemleri üzerinden işlenen bu tür suçlarda, eylemin sonuçlarının ortaya çıktığı yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, hukuki sürecin doğru mahkemede başlaması için yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespitini sağlarız.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Zamanaşımı Süreleri

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, şikâyete bağlı bir suç olmadığı için, bu suçta bir şikâyet süresi bulunmamaktadır. Savcılık, suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suç teşkil eden son eylemin (örneğin içeriğin son bulundurulduğu tarihin) yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu (TCK m. 226/3) nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Bu suçun cezası, alt sınırı iki yıl olduğu için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi teorik olarak mümkün olsa da, suçun niteliği gereği mahkemeler bu lehe hükmü uygulamakta çekimser kalabilir. Bu nedenle, mahkûmiyet halinde sicilin bozulması riski yüksektir.

Mahkûmiyet kararının meslek hayatına etkileri çok ağırdır. Çocuk pornografisi suçları, TCK’da yer alan en yüz kızartıcı suçlardan biri olarak kabul edilir. Özellikle öğretmenler, sağlık personeli, kamu görevlisi (memur) gibi çocuklarla çalışan meslek grupları açısından, bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre meslekten ömür boyu men veya görevden çıkarma gibi en ağır disiplin cezalarına yol açar.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri (harçlar, bilirkişi ücretleri, adli bilişim inceleme giderleri, tebligat giderleri vb.) ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.

Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın hassasiyeti, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Belirli şartların sağlanması halinde ise son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.

Eskişehir’de Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, hukuki, etik ve sosyal sonuçları en ağır olan bilişim suçlarından biridir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku ve bilişim hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani Savcılık soruşturması ve cihazlara el konulması aşamasından başlar. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizi, şüpheli/sanık olarak ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, el konulan cihazlardaki adli bilişim incelemesi raporlarının hukuki analizi ve içeriklerin TCK 226/3 kapsamına girip girmediğinin sorgulanması yer alır.

Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve aleyhe olan delillere hukuki itirazların yapılması gibi kritik görevler üstlenilir. Ekibimiz, müvekkilimizin özgürlüğünü ve mesleki geleceğini korumak için en güçlü hukuki argümanları hazırlar.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu davasında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak, cezanın alt sınırının iki yıl hapis olması ve suçun niteliği nedeniyle Mahkemelerin lehe hüküm uygulamakta çekimser kalması gibi sebeplerle hayati öneme sahiptir. Bu suçta, hukuki yardım alınmaması halinde hapis cezası alma ve meslekten men edilme riski çok yüksektir.

Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma riskini ortadan kaldırmak ve el konulan bilişim sistemlerinin adli bilişim incelemesi sürecini hukuki açıdan denetlemektir. Avukat, inceleme raporuna itiraz edebilir ve içeriğin kasıtlı olarak bulundurulmadığını veya suçun hukuki unsurlarının oluşmadığını ispatlamaya çalışır.

Uzman bir avukat, Mahkeme aşamasında beraat için güçlü hukuki argümanlar sunar; aksi halde cezanın alt sınırdan verilmesini ve HAGB, erteleme gibi sicilin bozulmasını engelleyen lehe hükümlerin uygulanması için Mahkemeyi ikna etmeye çalışır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin özgürlüğünü ve geleceğini koruma imkanını artırırız.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Ve Yayma Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, toplumsal vicdanı derinden yaralayan, hukuki sonuçları en ağır olan bilişim suçlarından biridir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yasal hakların korunması, teknik delillerin doğru analizi ve özellikle de uzun süreli hapis cezası riskinin bertaraf edilmesi açısından büyük bir titizlik gerektirir.

Bu davalarda hapis cezası alma ve meslekten men edilme riski çok yüksek olduğundan, hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Özellikle, el konulan bilişim cihazlarının hukuki durumunun takibi ve inceleme süreçlerinin doğru denetlenmesi büyük önem taşır.

Eskişehir’de çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm teknik ve hukuki detaylarını, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk Pornografisi Suçunda Hapis Cezası Kaç Yıl ?

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu (TCK m. 226/3) için kanun, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bu cezanın yanı sıra Mahkeme, beş bin güne kadar adli para cezası da zorunlu olarak hükmeder. Bu, TCK'daki müstehcenlik suçları arasında en ağır cezai yaptırıma sahip olanıdır. Eğer suç, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse, ceza yarı oranında artırılır.

Bu Suçtan Dolayı Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilir Mi ?

Çocuk pornografisi suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi teorik olarak mümkündür, çünkü ceza alt sınırı iki yıldır ve HAGB, iki yıl ve altındaki cezalarda uygulanabilir. Ancak bu tür ağır ve hassas suçlarda, Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi çok zordur. Bu nedenle, Mahkemeler genellikle bu lehe hükmü uygulamaktan kaçınabilir. HAGB kararı alabilmek, güçlü bir hukuki savunma ve sanığın pişmanlığını gösteren somut deliller sunulmasını gerektirir.

Çocuk Pornografisi Suçu Nedeniyle Meslekten Atılır Mıyım ?

Çocuk pornografisi suçu, kamuoyunda ve kanunda "yüz kızartıcı" suçlar kategorisinde değerlendirilir. Bu suçtan dolayı Mahkemece verilen mahkûmiyet kararı kesinleştiğinde, özellikle öğretmenler, doktorlar, avukatlar ve kamu görevlileri gibi meslek mensupları hakkında, ilgili mevzuat ve disiplin yönetmelikleri gereği meslekten ömür boyu men veya görevden çıkarma gibi en ağır disiplin cezalarına yol açar. Bu suç, genellikle mesleki yaşamın sona ermesi sonucunu doğurur.

Çocuk Pornografisi Suçu Şikayete Bağlı Mıdır ?

Hayır, çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu, çocukların cinsel dokunulmazlığını ihlal eden ağır bir suç olduğu için şikâyete bağlı değildir. Suçun takibi Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen (kendiliğinden) yapılır. Bu nedenle, mağdurun veya ailesinin şikâyetinden vazgeçmesi davanın düşmesine neden olmaz ve Savcılık, suçu öğrendiği anda soruşturmayı başlatmak zorundadır.

Çocuk Pornografisi Suçunda Denetimli Serbestlik Veya Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür ?

Çocuk pornografisi suçunda Mahkemece verilen hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi mümkündür, ancak bu cezanın iki yıl veya daha az olması ve sanığın diğer yasal şartları (suç geçmişinin temiz olması) taşıması gerekir. Cezanın infazı ertelenebilir. Ancak, bu suç TCK 191 gibi özel bir tedavi rejimi öngörmediği için, uyuşturucu suçundaki gibi Savcılık tarafından uygulanan denetimli serbestlik tedbiri bulunmaz.

Bu Suçtan Dolayı Bilgisayarıma Veya Telefonuma El Konulur Mu ?

Evet, TCK’nın 226. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, çocuk pornografisi içeriklerin üretilmesi, depolanması, yayımlanması veya bulundurulması suçlarında kullanılan tüm bilişim sistemlerine (bilgisayar, telefon, tablet, harici bellek) el konulması zorunludur. Bu el koyma kararı, delillerin toplanması ve suçun ispatı amacıyla Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir. El konulan cihazlar üzerinde adli bilişim incelemesi yapılır.

Çocuk Pornografisi İçerik Bulundurma Suçu Davası Ne Kadar Sürer ?

Çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma davası, ortalama olarak soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil 12 ila 18 ay arasında sürebilir. Bu sürenin uzamasındaki temel etken, el konulan bilişim sistemlerinde yapılan adli bilişim incelemelerinin ve bilirkişi raporlarının hazırlanma sürecinin uzun sürmesidir. Bu incelemelerin süresi, cihazlardaki veri yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Kesin süre vermek hukuken mümkün değildir.

Çocuğun Rızası Varsa Suç Oluşur Mu ?

Çocukların cinsel istismarı görüntülerini içeren içeriklerde, mağdur çocuğun rızasının bulunup bulunmaması suçun oluşumu açısından hiçbir fark yaratmaz. Türk Ceza Kanunu, on sekiz yaşından küçük çocukların bu tür bir eyleme hukuken geçerli rıza veremeyeceğini kabul eder. Dolayısıyla, içeriğin "rızayla" oluşturulmuş veya yayımlanmış olması, TCK 226/3’teki çocuk pornografisi suçunun oluşmasını engellemez. Kanun, burada çocuğun cinsel dokunulmazlığını ve onurunu mutlak olarak korumaktadır.

Çocuk Pornografisi Suçunda Verilen Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilir Mi ?

Hayır, çocuk pornografisi içerik bulundurma ve yayma suçu için Mahkemece verilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilmez. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, TCK uyarınca kural olarak bir yıl ve altındaki hapis cezaları için mümkündür. Bu suç için öngörülen cezanın alt sınırı ise iki yıldır ve kanun hapis cezası ile adli para cezasını birlikte zorunlu kılmıştır.

Çocuk Pornografisi İçeriklerinin Bulundurulması İle İndirilmesi Arasında Fark Var Mıdır ?

Hukuken, çocuk pornografisi içeriklerinin bulundurulması eylemi ile indirilmesi (bir cihazın hafızasına kaydetme) eylemi arasında cezai yaptırım açısından bir fark yoktur. TCK 226/3, bu tür içeriklerin "depolanması veya bulundurulması" fiilini açıkça suç saymaktadır. Bu nedenle, içeriklerin sadece cihazda kayıtlı olması (indirilmiş veya depolanmış olması), suçun oluşması için yeterlidir ve aynı cezai yaptırıma tabidir.

HEMEN ARA WHATSAPP