Bilişim Hukuku İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu Ceza Yargılaması

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 226. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, temelde, cinsel içerikli veya çıplaklık içeren görüntü, yazı veya sözlerin, kanunun yasakladığı şekilde yayımlanması, dağıtılması, satışa sunulması, depolanması veya bulundurulması eylemleriyle meydana gelir. Müstehcenlik, genel ahlak anlayışına aykırı, edep ve ar duygularını rencide edici cinsel içerikleri ifade eder. Kanun koyucu, bu suç ile kamu ahlakını ve cinsel dokunulmazlığı korumayı amaçlamıştır.

TCK 226. maddesi, müstehcen içeriklerin özellikle internet gibi bilişim sistemleri, yazılı, sesli veya görsel yayın araçları kullanılarak yayımlanmasını suçun temel görünüşü olarak düzenler. Suçun en sık rastlanan biçimleri şunlardır:

  • Yayımlama ve Dağıtma: Müstehcen içeriklerin internet sitelerinde, sosyal medya platformlarında veya e-posta yoluyla yayılması.
  • Küçüklerin Gözleri Önünde Yapma: Müstehcen görüntülerin, on sekiz yaşından küçüklere izletilmesi veya onların ulaşabileceği şekilde bulundurulması (ki bu, suçun cezasını önemli ölçüde artırır).

Bu suç, özellikle bilişim sistemleri üzerinden işlendiği için hızla yayılma potansiyeli taşır ve kamu ahlakı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturur. Eskişehir’de bu tür hassas bilişim suçları davalarının takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, müvekkillerimizin hukuki haklarını korumak ve bu karmaşık süreçte doğru stratejiyi oluşturmak için çalışmaktayız.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçunun Yasal Dayanağı

İnternet üzerinden müstehcenlik suçunun yasal dayanağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 226. maddesidir. Bu madde, "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer alır ve müstehcenlik eyleminin farklı şekillerini ve bunlara uygulanacak cezai yaptırımları düzenler.

TCK 226. maddesi, müstehcenlik suçunu eylemin niteliğine göre fıkralara ayırarak farklı cezalar öngörür:

  • Temel Yayımlama (TCK m. 226/2): Müstehcen görüntü veya yazıların internet, yayın organları veya benzeri araçlarla yayımlanması, temel yaptırım alan eylemdir ve hapis ile adli para cezasını birlikte zorunlu kılar.
  • Küçüklere Yönelik Ağırlaştırıcı Hal (TCK m. 226/3): Müstehcen içeriklerin, on sekiz yaşından küçüklerin ulaşabileceği veya görebileceği yerlerde bulundurulması veya onlara izletilmesi, suçun cezasını ağırlaştıran özel bir nitelikli haldir ve cezanın alt sınırını yükseltir.

Bu suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi nedeniyle, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri de uygulanmaktadır. Özellikle yayımlanan müstehcen içeriklere erişimin engellenmesi veya içeriğin yayından kaldırılması gibi idari tedbirler bu kanun kapsamında alınır. Hukuk büromuz, bu yasal düzenlemeleri kullanarak müvekkillerimiz için en uygun hukuki zemini oluşturmaktadır.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu için (TCK m. 226), suçun işleniş şekline göre farklı ceza aralıkları öngörülmüştür:

  • Temel Yayımlama Suçu (TCK m. 226/2): Müstehcen görüntü veya yazıların yayımlanması veya dağıtılması suçunun cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Kanun, hapis ve adli para cezasını birlikte zorunlu kılmıştır.
  • Küçüklere Yönelik Nitelikli Hal (TCK m. 226/3): Müstehcen içeriklerin, on sekiz yaşından küçüklerin ulaşabileceği veya izleyebileceği yerlerde bulundurulması durumunda ceza, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu, suçun en ağır yaptırımı alan hallerinden biridir.

Hükmedilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak, cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Ancak bu alternatiflerin uygulanması, ceza miktarı ve sanığın suç geçmişi gibi yasal şartların varlığına bağlıdır. Eskişehir İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu Avukatı olarak ekibimiz, yargılama sürecinde müvekkillerimizin cezasının alt sınırdan verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması için hukuki strateji oluşturur.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu davalarında, suçun işleniş şekline göre Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB, temel olarak, sanığa verilecek cezanın iki yıl veya daha az olması halinde uygulanabilir. TCK 226/2'deki temel yayımlama suçu için cezanın alt sınırdan (altı aydan) verilmesi durumunda HAGB kararı verilebilir.

HAGB kararının verilebilmesi için yasal şartlar şunlardır:

  • Sanığa verilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması,
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
  • Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi.

Hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi de, iki yıl veya daha az hapis cezası verilmesi ve sanığın suç geçmişinin temiz olması şartıyla mümkündür. Ancak, bu suçta hapis cezası ile adli para cezası zorunlu olarak birlikte öngörüldüğünden, hapis cezasının tek başına adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Bu hassas davalarda, Mahkemenin lehe hükümleri uygulama kararı, avukatın güçlü ve ikna edici savunmasına bağlıdır.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Temel Ve Nitelikli Haller

Müstehcenlik suçu, TCK 226. maddesinde birden fazla fıkra ile düzenlenerek, eylemin niteliğine ve mağdurun yaşına göre farklılık gösterir.

Temel Yayımlama Suçu (TCK m. 226/2): Müstehcen içeriğin üretilmesi, yayımlanması, dağıtılması, ithal edilmesi gibi eylemleri kapsar. İnternet üzerinden yayımlanan içerikler bu fıkra kapsamında değerlendirilir.

Nitelikli Haller ve Cezayı Artıran Durumlar:

  • Küçüklere Yönelik Ağırlaştırıcı Hal (TCK m. 226/3): Müstehcen içeriklerin, on sekiz yaşından küçüklerin ulaşabileceği veya izleyebileceği yerlerde bulundurulması, suçun cezasını ağırlaştıran özel bir nitelikli haldir. Bu durum cezanın iki yıldan başlamasına neden olur.
  • Cinsel İlişki Görüntülerinin Rızasız Yayımı (TCK m. 226/4): Bir kişinin rızasıyla çekilmiş olsa bile, cinsel içerikli görüntü, ses veya yazıların rızası olmaksızın yayımlanması, satılması, dağıtılması ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir ve cezası daha yüksektir.
  • Organizasyon Çerçevesinde İşleme (TCK m. 226/5): Suçun, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ceza artırılarak verilir.

Ekibimiz, dosyadaki eylemin hangi fıkra kapsamında değerlendirildiğini titizlikle analiz ederek savunma stratejisini oluşturur.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu (TCK m. 226), kamu ahlakına karşı işlenen bir suç olduğu için, Türk Ceza Kanunu açısından şikâyete bağlı suçlardan biri değildir. Bu, suçun mağduru şikâyette bulunmasa bile, Cumhuriyet Savcılığının suçu öğrendiği anda kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatması gerektiği anlamına gelir. Dolayısıyla, bu suçta bir şikâyet süresi söz konusu değildir ve şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine neden olmaz.

Müstehcenlik suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, bu tür davalarda uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkün değildir. Yargılama, kesinlikle mahkeme kararıyla sonuçlanmak zorundadır.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci

İnternet üzerinden müstehcenlik suçuyla ilgili Savcılığa bir ihbar veya kolluk kuvvetleri tespiti ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Suçun resen takip edilmesi nedeniyle, şikâyet şartı aranmaz.

Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini (siber suçlarla mücadele birimleri) görevlendirerek olayın aydınlatılması için araştırmalar yapılmasını ister. Bu araştırmalar, müstehcen içeriğin yayımlandığı internet sitesi veya sosyal medya hesabının tespiti, IP adresi bilgileri, log kayıtları ve içeriğin kim tarafından yüklendiği üzerine yoğunlaşır. TCK 226/7 uyarınca, müstehcen içeriklerin yayımlanmasına ilişkin bilgisayar programları da suç delili olarak toplanır.

Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması, müdafi olarak ifadede hazır bulunulması ve süreç boyunca temel haklarının korunması sağlanır. Soruşturma sonucunda, Savcı yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar; aksi halde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verir.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci

Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. İnternet üzerinden müstehcenlik suçu davaları, öngörülen ceza miktarı nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.

Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, toplanan dijital deliller incelenir. Müstehcen içeriğin niteliği, yayım amacı ve küçüklere ulaşılabilirliği gibi hususlar Mahkemece titizlikle incelenir.

Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar. Mahkeme süreci boyunca etkin bir savunma, sürecin müvekkilimiz lehine sonuçlanmasında en büyük etken olacaktır.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

İnternet üzerinden müstehcenlik suçunda görevli mahkeme, TCK 226. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, Asliye Ceza Mahkemesidir. Bu tür davalar, ceza sınırı Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, Eskişehir Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir.

Yetkili mahkeme ise, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) genel kuralı uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. İnternet üzerinden işlenen bu suçlarda, suçun işlendiği yerin tespiti önemlidir. Suçu oluşturan fiilin yapıldığı yer, yani müstehcen içeriğin yüklendiği bilişim sisteminin bulunduğu yer veya içeriğin yayımlandığı sunucunun bulunduğu yer yetkili mahkemeyi belirleyebilir.

Uygulamada, bilişim sistemleri üzerinden işlenen bu tür suçlarda, eylemin sonuçlarının ortaya çıktığı yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, hukuki sürecin doğru mahkemede başlaması için yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespitini sağlarız.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Zamanaşımı Süreleri

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu, şikâyete bağlı bir suç olmadığı için, bu suçta bir şikâyet süresi bulunmamaktadır. Savcılık, suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Müstehcenlik suçu için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suç teşkil eden son eylemin (örneğin içeriğin yayımlanma anının) yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi ve doğru hesaplanması, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu (TCK m. 226) nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Bu suç, genel ahlaka karşı işlenen bir suç olduğu için, sicil kaydının bozulması kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurur.

Cezanın alt sınırdan verilmesi durumunda (iki yıl veya daha az), Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede kişi hukuken o suçtan mahkûm olmamış sayılır.

Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri, kişinin çalıştığı alana göre değişir. Özellikle öğretmenlik gibi çocuklarla çalışan meslek grupları açısından, bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına ve meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları

İnternet üzerinden müstehcenlik davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri (harçlar, bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri vb.) ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.

Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.

Eskişehir’de İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu, genel ahlaka karşı işlenen ve hukuki sonuçları ağır olan bir bilişim suçudur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku ve bilişim hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani Savcılık soruşturması aşamasından başlar. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizi, şüpheli/sanık olarak ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, dijital delillerin (IP, log kayıtları) hukuka uygun yollarla toplanması ve Mahkemece yayımlanan içeriğin hukuki niteliğinin analiz edilmesi yer alır. Ekibimiz, müstehcenlik kavramının yasal sınırlarını ve isnat edilen eylemin TCK 226'ya uygunluğunu sorgular.

Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve lehe olan HAGB, erteleme gibi hükümlerin uygulanması için Mahkemeye başvurulması gibi kritik görevler üstlenilir.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu davasında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak, suçun niteliği ve cezai yaptırımların ağırlığı nedeniyle hayati öneme sahiptir. Müstehcenlik kavramı, yoruma açık olduğu için avukatın hukuki yorumlama yeteneği, davanın beraatle sonuçlanmasında etkili olabilir.

Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma riskini ortadan kaldırmak ve müvekkilin eyleminin TCK 226 kapsamına girmediğini (örneğin sadece özel paylaşım olduğunu) ispatlamaktır. Eğer suç küçüklere yönelik nitelikli halden açılmışsa, avukatın mücadelesi cezanın yarı oranında artırılmasını engeller.

Uzman bir avukat, Mahkeme aşamasında beraat için güçlü hukuki argümanlar sunar; aksi halde cezanın alt sınırdan verilmesini ve HAGB, erteleme gibi sicilin bozulmasını engelleyen lehe hükümlerin uygulanmasını sağlar. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin hapse girme riskini azaltma ve en lehe sonucu elde etme imkanını artırırız.

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu, genel ahlak ve kamu düzeni açısından hukuki sonuçları ağır olan, resen takip edilen bir suç tipidir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yasal hakların doğru kullanılması ve özellikle müstehcenlik kavramının yasal sınırları içinde kalınıp kalınmadığının ispatlanması açısından titizlik gerektirir.

Bu davalarda hapis cezası alma ve adli sicil kaydının bozulması riski yüksek olduğundan, hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Özellikle, isnat edilen içeriğin ne zaman ve nasıl yayımlandığına dair tüm dijital kayıtların (IP, log, mesaj) hızla toplanması ve korunması gerekir.

Eskişehir’de internet üzerinden müstehcenlik suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm detaylarını, yayımlanan içeriğin niteliğini ve bilişim kayıtlarını, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu Şikayete Bağlı Mıdır ?

Hayır, İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu (TCK m. 226), kamu ahlakına karşı işlenen bir suç olduğu için şikâyete bağlı suçlardan biri değildir. Bu, suçun mağduru şikâyette bulunmasa bile, Cumhuriyet Savcılığının bu suçu öğrendiği anda (ihbar veya kolluk tespitiyle) kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatması gerektiği anlamına gelir. Dolayısıyla, bu suçta bir şikâyet süresi söz konusu değildir ve şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine neden olmaz.

Müstehcenlik Suçunda Hapis Cezası Kaç Yıl ?

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu için (TCK m. 226/2) temel ceza altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Bu cezanın yanı sıra Mahkeme, beş bin güne kadar adli para cezası da hükmeder. Ancak suçun niteliğine göre ceza artar. Eğer suç, TCK 226/3 uyarınca on sekiz yaşından küçüklerin ulaşabileceği şekilde işlenirse, ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına yükselir.

Müstehcen İçeriklerin Sadece Özel Olarak Paylaşılması Suç Oluşturur Mu ?

Müstehcen içeriklerin paylaşılması eyleminin TCK 226 kapsamında suç teşkil etmesi için, bu içeriğin "yayımlanması, dağıtılması, satılması" gibi kamuya açık veya genel kullanıma sunulması gerekir. Eğer müstehcen içerik, sadece iki yetişkin arasında özel mesajlaşma yoluyla karşılıklı rıza ile paylaşılmışsa, TCK 226'daki müstehcenlik suçu kural olarak oluşmaz. Ancak, rızaya dayalı çekilmiş olsa dahi rızasız yayımlanması (TCK 226/4) durumunda suç oluşur.

Müstehcenlik Suçundan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilir Mi ?

Evet, müstehcenlik suçundan (TCK m. 226) dolayı Mahkemece hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması şartıyla Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. Suçun temel halinde (altı aydan üç yıla kadar hapis), cezanın alt sınırdan verilmesi durumunda bu şart sağlanır. HAGB kararı ile sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur ve bu süre sonunda dava düşer.

Müstehcenlik Davasında Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür ?

Evet, İnternet Üzerinden Müstehcenlik Suçu davasında verilen hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi mümkündür. Cezanın ertelenmesi için temel şartlar; hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmasıdır. Bu şartlar sağlandığı takdirde, Mahkemece cezanın infazı bir denetim süresi boyunca geri bırakılır.

İnternet Ortamında Müstehcen İçeriğe Erişim Engellenebilir Mi ?

Evet, TCK m. 226'da düzenlenen müstehcenlik suçu ile ilgili olarak, 5651 sayılı İnternet Kanunu hükümleri uyarınca erişimin engellenmesi kararı alınması mümkündür. Savcılık, soruşturma aşamasında veya Mahkeme kovuşturma aşamasında, suç teşkil eden müstehcen içeriğin yayımlandığı site veya sayfaya erişimin derhal engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliğinden karar talep edebilir. Bu idari tedbir, içeriğin yayılmasını durdurmak için kritik öneme sahiptir.

Müstehcenlik Suçu Davasında Suçta Kullanılan Dijital Materyallere El Konulur Mu ?

Evet, TCK’nın 226. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, müstehcenlik suçunun işlenmesinde kullanılan bilgisayar programlarına, bilgisayar ekipmanlarına ve sair cihazlara el konulması mümkündür. Bu cihazlar, suçun işlenişinde araç teşkil ettiği veya suç delilini barındırdığı için, Mahkeme tarafından suçun ispatı amacıyla el koyma kararı verilebilir.

Müstehcenlik Suçu Davası Ne Kadar Sürer Ve Zamanaşımı Kaç Yıldır ?

Müstehcenlik suçu davası, ortalama olarak soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil 9 ila 15 ay arasında sürebilir. Bu süre, dijital delil toplama süreçlerine bağlı olarak değişebilir. Bu suç için dava zamanaşımı süresi ise sekiz yıldır. Dava zamanaşımı, suç teşkil eden son yayımlama eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Rıza İle Çekilen Cinsel İçerikli Görüntülerin Yayımlanması Hangi Suçu Oluşturur ?

Rıza ile çekilmiş olsa dahi, bir kişiye ait cinsel içerikli görüntü, ses veya yazıların rızası olmaksızın yayımlanması, satılması veya dağıtılması eylemi, TCK 226. maddesinin dördüncü fıkrasında ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu suç için kanun, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür.

Müstehcenlik Suçundan Tutuklanma Riski Var Mıdır ?

İnternet üzerinden müstehcenlik suçu, hapis cezası öngören bir suç olduğu için teorik olarak tutuklama riski bulunmaktadır. Özellikle TCK 226/3’teki küçüklere yönelik nitelikli hallerde, ceza alt sınırı yüksek olduğu için tutuklama tedbirine daha sık başvurulabilir. Tutuklama, Mahkemece kuvvetli suç şüphesi, kaçma veya delil karartma tehlikesi gibi şartların bulunması halinde verilebilir.

HEMEN ARA WHATSAPP