Ceza Hukuku Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Suçu
İçindekiler

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Suçu Ceza Yargılaması

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 136. ve 137. maddeleri ile doğrudan ilişkili olup, bireyin özel hayatının gizliliğini, onurunu ve şerefini korumayı amaçlayan en ciddi bilişim suçlarından biridir. Bu suç, TCK 135'te düzenlenen "kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi" veya TCK 136'da düzenlenen "ele geçirilmesi" fiillerinden sonra, elde edilen bu verilerin üçüncü kişilere verilmesi, yayılması veya açıklanması eylemiyle meydana gelir.

Suçun oluşması için failin elinde bulunan verinin kişisel veri niteliğinde olması (isim, adres, fotoğraf, telefon numarası, sağlık bilgisi, cinsel içerikli görüntü vb.) ve bu verinin mağdurun rızası olmaksızın, hukuka aykırı yöntemlerle yayılması veya ifşa edilmesi gerekir. Verinin yayılması, sosyal medya, e-posta, internet siteleri veya herhangi bir iletişim aracı vasıtasıyla geniş bir kitleye ulaştırılması anlamına gelir. Bu eylemin niteliği, sadece bir kişiye göndermekten, kamuya açık bir platformda paylaşmaya kadar değişebilir.

Özellikle sosyal medya platformlarında hızla yayılan bu tür suçlar, mağdurun hayatını, itibarını ve psikolojisini derinden etkiler. Eskişehir’de bu tür hassas davaların takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, müvekkillerimizin dijital haklarını korumak ve hukuka aykırı yayınların hızla kaldırılmasını sağlamak için profesyonel destek vermekteyiz.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçunun yasal dayanağı, TCK'nın 136. maddesiyle elde edilen verilerin, TCK'nın 137. maddesi uyarınca açıklanması veya yayılması durumunu düzenleyen hükümleridir. TCK'nın 137. maddesi, bu suçun cezasının artırılmasını gerektiren nitelikli halleri de içerir.

Bu suçla doğrudan ilişkili temel kanun maddeleri şunlardır:

  • Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme (TCK m. 136): Kişisel verilerin yayılmasından önceki aşamayı, yani verilerin hukuka aykırı yollarla elde edilmesini düzenler. Çoğu zaman yayma suçu, önce ele geçirme suçunun işlenmesiyle başlar.
  • Kişisel Verileri Açıklama ve Yayma (TCK m. 137): Hukuka aykırı olarak kaydedilen veya ele geçirilen kişisel verilerin, başkasına verilmesi, yayılması veya açıklanması eylemini düzenler. TCK 137. madde, suçun nitelikli hallerini ve cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren durumları belirler.

Ayrıca, bu suçun sosyal medya üzerinden işlenmesi nedeniyle, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun da (İnternet Kanunu) hukuki sürece dahil olur. Bu kanun, yayınların engellenmesi ve kaldırılması gibi hukuki tedbirlerin uygulanmasına imkan tanır.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi (TCK m. 136) ve ardından bu verilerin yayımlanması suçunda (TCK m. 137'deki nitelikli hal), ceza miktarı TCK 136’nın temel cezasından başlar ve artırılır.

  • Temel Ceza: TCK 136 için öngörülen iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Artırılmış Ceza (TCK m. 137): Kişisel verilerin, kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle veya belirli meslek mensupları tarafından işlenmesi halinde, bu ceza yarı oranında artırılır.

Bu suç için doğrudan adli para cezası temel yaptırımlar arasında yer almamakta, doğrudan hapis cezası ile yaptırıma bağlanmaktadır. Hükmedilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak, cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Ancak ceza miktarı arttıkça bu seçeneklerin uygulanma ihtimali azalır. Eskişehir Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Avukatı olarak ekibimiz, yargılama sürecinde müvekkillerimizin cezasının alt sınırdan verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması için hukuki strateji oluşturur.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçu, cezanın alt sınırının iki yıl olmasından dolayı, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB, temel olarak sanığa verilecek cezanın iki yıl veya daha az olması halinde uygulanabilir. TCK 136'dan alt sınırdan (iki yıl) ceza verilmesi durumunda HAGB kararı verilebilir.

HAGB kararının verilebilmesi için yasal şartlar şunlardır:

  • Sanığa hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması,
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
  • Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi,
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesi (bu suçta zarar çoğunlukla manevi olsa da, hukuka aykırı yayının durdurulması ve verilerin silinmesi gibi tedbirler önemlidir).

Hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi de, iki yıl veya daha az hapis cezası verilmesi ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması şartıyla mümkündür. Ancak, bu suç için doğrudan adli para cezası öngörülmediğinden, cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Temel Ve Nitelikli Haller

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu, TCK 136'da düzenlenen "ele geçirme" suçu ile birlikte değerlendirilir ve TCK 137. maddesi, bu suçun cezayı artıran nitelikli hallerini belirler:

  • Temel Hal: Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş kişisel verilerin, başkasına verilmesi, yayılması veya açıklanmasıdır (TCK 136 ile bağlantılı).
  • Kamu Görevlisi Sıfatı Kötüye Kullanılarak İşlenmesi: Suçun bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi, cezayı yarı oranında artıran bir nitelikli haldir.
  • Belli Meslek Mensupları Tarafından İşlenmesi: Avukat, hekim, mali müşavir gibi meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi de cezayı yarı oranında artıran diğer bir nitelikli haldir.

Bu suçun niteliğinin tespiti, dosyanın seyrini ve verilecek cezanın miktarını doğrudan etkilediği için büyük önem taşır. Özellikle verilerin sosyal medyada kamuya açık şekilde yayımlanması, suçun sonuçlarının ağırlığını artıran bir durum olarak Mahkemece değerlendirilir. Ekibimiz, dosyadaki tüm eylemleri analiz ederek, en doğru hukuki niteliği ve cezai sonucu tespit eder.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu (TCK m. 136 ile TCK m. 137), Türk Ceza Kanunu açısından şikâyete bağlı suçlardan biridir. Bu, suçun soruşturulması ve kovuşturulması için mağdurun şikâyetinin şart olduğu anlamına gelir. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürenin kaçırılması, dava açma hakkını düşürür. Şikâyetten vazgeçme de davanın düşmesi sonucunu doğurur.

Kişisel verilerin yayılması suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, bu suçta uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkündür. Uzlaştırma, Savcılık aşamasında veya kovuşturma aşamasında, mağdur ile failin bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşması durumunda, kamu davasının açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğuran alternatif bir çözüm yoludur.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına bir şikâyet ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Bu aşamada Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini görevlendirerek olayın aydınlatılması için araştırmalar yapılmasını ister.

Suçun niteliği gereği, soruşturma dijital delillerin toplanmasına odaklanır. Yayının yapıldığı platformlar (sosyal medya, e-posta, internet sitesi), verilerin ele geçirildiği zamana ait log kayıtları, IP adresleri ve yayının içeriği gibi veriler ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. Yurt dışı kaynaklı bilişim sistemlerinden veri temini için adli istinabe yoluyla başvurulabilir.

Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması ve ifadede hazır bulunulması sağlanır. Eğer suç uzlaştırma kapsamındaysa, Savcılık öncelikle tarafları uzlaştırmaya yönlendirir. Uzlaşma sağlanamazsa, Savcı toplanan delilleri değerlendirerek yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci

Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçu davaları, öngörülen ceza miktarı nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.

Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, toplanan dijital deliller ve teknik bilirkişi raporları incelenir. Bu süreçte en önemli mücadelelerden biri, verilerin hukuka aykırı yollarla elde edilip edilmediği ve yayma eyleminin ispatıdır.

Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçunda görevli mahkeme, TCK 136 ve 137. maddelerinde öngörülen ceza miktarı (iki yıldan dört yıla kadar hapis ve artırılmış hali) nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesidir. Bu tür davalar, ceza sınırı Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, Eskişehir Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir.

Yetkili mahkeme ise, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) genel kuralı uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen bu tür suçlarda, suçun işlendiği yerin tespiti önemlidir. Suçu oluşturan fiilin yapıldığı yer, yani verilerin hukuka aykırı şekilde yayımlandığı veya ifşa edildiği bilişim sisteminin bulunduğu yer, ya da suçun sonuçlarının ortaya çıktığı yer (mağdurun ikamet adresi veya yayının ulaştığı yer) yetkili mahkemenin belirlenmesinde rol oynayabilir.

Uygulamada, bilişim sistemleri üzerinden işlenen bu suçlarda, mağdurun ikametinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, hukuki sürecin doğru mahkemede başlaması için yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespitini sağlarız.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Zamanaşımı Süreleri

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu, kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve bu suç için kanunda altı aylık bir şikâyet süresi bulunmaktadır. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü bir süredir.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi ve doğru hesaplanması, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Adli sicil kaydının bozulması, kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurur.

Ancak, ceza miktarı iki yılın altında kaldığı için (alt sınırdan iki yıl ceza verilirse) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede kişi hukuken o suçtan mahkûm olmamış sayılır.

Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri, kişinin çalıştığı alana göre değişir. Özellikle kamu görevlisi, avukat, hekim gibi mesleklerde, bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına, görevden uzaklaştırmaya ve hatta meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri (harçlar, bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri vb.) ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.

Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.

Eskişehir’de Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu, bireylerin mahremiyetine ve dijital güvenliğine yönelik en ciddi saldırıların başında gelir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku ve bilişim hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani şikâyet veya soruşturma aşamasından başlayıp kesin hüküm aşamasına kadar devam eder. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizinin yapılması, şüpheli/sanık olarak ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, dijital verilerin hukuka uygun yollarla toplanması için delil stratejisi geliştirme yer alır. Ekibimiz, bilişim uzmanlarıyla iş birliği yaparak dijital delillerin doğru analiz edilmesini sağlar.

Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve aleyhe olan delillere hukuki itirazların yapılması gibi kritik görevler üstlenilir. Ayrıca, mahkeme kararı sonrasında gerekli görülmesi halinde istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması ve kanun yolları sürecinin takibi de hukuk büromuzun kapsamındadır.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması gibi, kişinin özgürlüğünü ve itibarını doğrudan etkileyen bir ceza davasında, uzman bir ceza avukatı ile çalışmak sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu suç, bilişim hukuku ve ceza hukuku prosedürlerine tam hakimiyet gerektirir. Uzman bir avukat, öncelikle olayın hukuken doğru nitelendirilmesini sağlayarak, müvekkilimiz için en lehe olacak savunma stratejisini baştan belirler.

Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma veya gözaltı gibi özgürlük kısıtlayıcı durumların önüne geçme imkanı sunmasıdır. Avukat, hukuki itirazları zamanında yaparak, şüpheli veya sanığın aleyhine işleyen dijital delillerin hukuka uygunluğunu sorgular ve müvekkilinin hak kaybı yaşamasını engeller.

Uzman bir avukat, mahkeme aşamasında ise, cezanın alt sınırdan verilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gibi lehe seçenek yaptırımların uygulanması için gereken hukuki zemini hazırlar ve mahkemeye ikna edici argümanlar sunar. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin ceza almasını engelleme veya alacakları cezanın en alt sınırdan ve lehe uygulanmasını sağlama imkanını artırırız.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Ve İfşa Etme Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu, bireylerin mahremiyetine ve dijital güvenliğine yönelik ciddi bir saldırı teşkil eder. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yasal hakların doğru kullanılması ve ispat yükümlülüklerinin doğru şekilde yerine getirilmesi açısından titizlik gerektirir.

Bu davalarda hak kaybı yaşamamak, usul hataları nedeniyle davanın seyrini olumsuz etkilememek ve özellikle de hapis cezası, adli sicil kaydının oluşması gibi ağır sonuçlardan kaçınmak için hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Hukuka aykırı yayımlanan içeriğin tespit edildiği anda ekran görüntüsü, link ve yayınlanan platform gibi tüm dijital delillerin hızla toplanması ve korunması gerekir.

Eskişehir’de kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm detaylarını, olayın oluş şeklini ve mevcut delilleri, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişisel Verilerin Yayılması Suçu Şikayete Bağlı Mıdır ?

Evet, Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma ve İfşa Etme Suçu (TCK m. 136 ile TCK m. 137), kural olarak şikâyete bağlı suçlardan biridir. Bu, suçun soruşturulması ve kovuşturulması için mağdurun şikâyetinin şart olduğu anlamına gelir. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürenin kaçırılması hak düşürücü bir sonuç doğurur. Şikâyetten vazgeçme de davanın düşmesi sonucunu doğurur.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçu Uzlaştırma Kapsamına Girer Mi ?

Evet, Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma ve İfşa Etme Suçu (TCK m. 136 ve TCK m. 137), Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca uzlaştırma kapsamına giren suçlardan biridir. Uzlaştırma, Savcılık veya mahkeme aşamasında uygulanabilir ve bu süreçte mağdur ile fail, bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşmaya çalışırlar. Uzlaşma sağlanması durumunda, kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer ve kişi ceza almaktan kurtulur.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçunda Hapis Cezası Kaç Yıl ?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme suçu, TCK m. 136'daki temel ceza olan iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasından başlar. Eğer bu suç, TCK 137 uyarınca kamu görevlisi sıfatı kötüye kullanılarak veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse, ceza yarı oranında artırılır. Bu suçta doğrudan adli para cezası öngörülmemiştir.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçundan Sicilim Bozulur Mu ?

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçu nedeniyle yargılanmanız ve mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda, bu karar kesinleştiği anda Adli Sicil Kaydına işlenir ve siciliniz bozulur. Ancak, Mahkemece cezanın alt sınırdan (iki yıl) verilmesi durumunda, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması şartıyla Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda düşer.

Hukuka Aykırı Olarak Yayınlanan Verinin Kaldırılması Mümkün Müdür ?

Evet, hukuka aykırı olarak yayınlanan kişisel verilerin veya içeriklerin kaldırılması hukuken mümkündür. 5651 sayılı İnternet Kanunu, bu tür yayınların mağdurun başvurusu üzerine içeriğin çıkarılması (yayınlanan verinin silinmesi) veya erişimin engellenmesi yoluyla durdurulmasına imkan tanır. Bu hukuki yollara, Savcılık veya Sulh Ceza Hakimliği aracılığıyla başvurulur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu idari tedbirlerin hızla alınması için hukuki başvurular yapmaktayız.

Yargılama Sürecinde Yayınlanan Verinin Kaldırılmaması Cezayı Nasıl Etkiler ?

Yargılama süreci boyunca hukuka aykırı olarak yayınlanan kişisel verilerin ve içeriklerin fail tarafından kendiliğinden kaldırılmaması veya mağdurun zararının giderilmemesi, Mahkeme tarafından olumsuz bir durum olarak değerlendirilir. Sanığın eyleminin sonuçlarına karşı pişmanlık göstermemesi ve zararı telafi etme çabası göstermemesi, Mahkemece takdiri indirim nedenlerinin (TCK m. 62) uygulanmasını zorlaştırır. Aksine, yayının kaldırılması ve mağdurun zararının giderilmesi yönündeki çabalar, Mahkemenin sanık lehine iyi hal indirimi uygulama ihtimalini artırır.

Kamu Görevlisi Tarafından İşlenmesi Neden Nitelikli Hal Sayılır ?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunun bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi, TCK 137 uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli haldir. Bu durum, kamu görevlisinin, sahip olduğu güven ve yetkiyi, bireylerin özel hayatına ve verilerine karşı kötüye kullanmasını ağır bir ihlal olarak görme ilkesine dayanır. Kanun koyucu, kamu gücünün istismarını önlemek amacıyla bu nitelikli hali düzenlemiştir.

Verilerin Yayılması Suçundan Hapse Girme Riski Var Mıdır ?

Evet, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu (TCK m. 136) için kanun iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngördüğü için mahkûmiyet halinde hapse girme riski bulunmaktadır. Verilecek hapis cezası iki yılın üzerinde olursa veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) şartları sağlanmazsa, cezanın infazı zorunlu hale gelir. Hapse girme riskini en aza indirmek için, yargılama sürecinde beraat kararı almak veya cezanın alt sınırdan verilmesini sağlamak için uzman bir ceza avukatı ile çalışmak kritik öneme sahiptir.

Bu Suçtan Dolayı Verilen Cezalar Adli Para Cezasına Çevrilir Mi ?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu için Mahkemece verilen hapis cezası, kural olarak adli para cezasına çevrilmez. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, TCK uyarınca kural olarak bir yıl ve altındaki hapis cezaları için mümkündür. Bu suç için öngörülen cezanın alt sınırının iki yıl olması nedeniyle, bu seçenek yaptırım uygulanamamaktadır. Ancak, Mahkemece cezanın ertelenmesi veya HAGB hükümleri uygulanarak hapis cezasının infazı ertelenebilir.

Kişisel Verilerin Yayılması Suçu Davasında Suçta Kullanılan Dijital Materyallere El Konulur Mu ?

Evet, Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçu gibi bilişim suçlarında, suçun işlenmesinde kullanılan dijital materyallere ve bilişim sistemlerine (telefon, bilgisayar, harici disk vb.) el konulması mümkündür. El koyma kararı, delillerin toplanması ve suçun ispatı amacıyla Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir. Bu cihazlar üzerinde adli bilişim incelemesi yapılır. TCK’nın 54. maddesi uyarınca bu eşyalar, suçta kullanıldığı için Mahkeme tarafından müsaderesine (devlete geçirilmesine) de karar verilebilir.

HEMEN ARA WHATSAPP