- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Ceza Yargılaması
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Temel Ve Nitelikli Haller
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Zamanaşımı Süreleri
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları
- Eskişehir’de Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler
- Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Ceza Yargılaması
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 136. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanında bireylerin mahremiyetini ve özel hayatın gizliliğini korumayı amaçlayan en önemli suç tiplerinden biridir. Suçun temelini, kanunların izin vermediği yöntemlerle bir kişiye ait kişisel verilerin elde edilmesi eylemi oluşturur.
Kişisel veri kavramı, sadece kişinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası gibi açık kimlik bilgilerini değil; aynı zamanda telefon numarası, e-posta adresi, parmak izi, fotoğrafı, banka hesap bilgileri, sağlık bilgileri, sosyal medya hareketleri ve hatta kişinin bulunduğu yer (konum) bilgileri gibi onu belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsar.
Suçun oluşması için, failin eylemi hukuka aykırı olmalı, yani verinin elde edilmesi mağdurun rızası olmadan veya kanunda belirtilen yetkiler dışında gerçekleşmelidir. Örneğin, bir kişinin e-posta şifresini kırarak mesajlarına ulaşmak, sosyal medya hesabına izinsiz girmek, kamera veya dinleme cihazı kullanarak özel konuşmalarını kaydetmek veya bir kurumun veri tabanından hukuka aykırı şekilde bilgi çalmak bu suçu oluşturur. Eskişehir’de bu tür bilişim suçları davalarıyla ilgilenen bir hukuk bürosu olarak, dijital çağda müvekkillerimizin kişisel verilerini korumak için mücadele etmekteyiz.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, Türk Ceza Kanununun "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" bölümünde, 136. maddesinde düzenlenmiştir. TCK 136, "Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye" verilecek cezayı hükme bağlamaktadır. Kanun koyucu, bu maddeyle, bireylerin dijital dünyadaki en temel hakkı olan verilerinin korunmasını sağlamayı amaçlamıştır.
Bu suçla doğrudan ilişkili diğer TCK maddeleri de bulunmaktadır:
- Verilerin Kaydedilmesi Suçu (TCK m. 135): Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi eylemini cezalandırır. TCK 136 ise, bu verilerin ele geçirilmesi fiilini kapsar. Uygulamada, ele geçirme (m. 136) ve kaydetme (m. 135) fiilleri çoğu zaman birlikte gerçekleşebilir.
- Verilerin Açıklanması Suçu (TCK m. 137): Ele geçirilen bu kişisel verilerin, kanunda belirtilen haller dışında açıklanması, yayılması veya başkasına verilmesi durumunu düzenler ve cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli halleri içerir.
Bu suçlar, aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile de yakından ilişkilidir. KVKK, kişisel verilerin işlenmesine dair idari ve hukuki sorumlulukları düzenlerken, TCK 136. madde doğrudan cezai yaptırımı belirler. Hukuk büromuz, bu yasal mevzuat arasındaki ilişkiyi doğru analiz ederek müvekkillerimiz için en güçlü hukuki zemini oluşturur.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136) için kanun, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bu suç için adli para cezası temel yaptırımlar arasında yer almamakta, doğrudan hapis cezası ile yaptırıma bağlanmaktadır.
Suçun daha ağır bir görünümü olan, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirdikten sonra bu verileri hukuka aykırı şekilde başkasına verme, yayma veya açıklama suçunda (TCK m. 136 ile bağlantılı TCK m. 137), ceza miktarı daha da yüksektir. TCK 137. maddesi uyarınca, bu suçun kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya belirli meslek mensupları tarafından işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.
Hükmedilen hapis cezasının miktarına bağlı olarak, cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Ancak bu alternatiflerin uygulanması, cezanın miktarı ve sanığın suç geçmişi gibi yasal şartların varlığına bağlıdır. Eskişehir Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Avukatı olarak ekibimiz, müvekkillerimizin cezasının alt sınırdan verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması için hukuki strateji oluşturur.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136) için öngörülen cezanın alt sınırı iki yıl olduğu için, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB, temel olarak sanığa verilecek cezanın iki yıl veya daha az olması halinde uygulanabilir. Bu suçta Mahkemece cezanın alt sınırdan (iki yıl) verilmesi durumunda HAGB kararı verilebilir.
HAGB kararının verilebilmesi için yasal şartlar şunlardır:
- Sanığa hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
- Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinmesi,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesi (bu suçta zarar genellikle manevi ve dijital olduğu için mahkeme takdirine bağlıdır).
Hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi de, iki yıl veya daha az hapis cezası verilmesi ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması şartıyla mümkündür. Ancak, bu suç için doğrudan adli para cezası öngörülmediğinden, cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Temel Ve Nitelikli Haller
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, TCK 136. maddesinde tek bir fiil olarak düzenlenmiş olup, temel hali hukuka aykırı yöntemlerle kişisel verileri elde etmektir. Bu suçun TCK 136 kapsamında özel bir nitelikli hali bulunmamaktadır.
Ancak bu suç, genellikle TCK'nın diğer maddelerinde düzenlenen eylemlerle birlikte işlendiğinde daha ağır sonuçlar doğurur:
Kişisel Verilerin Açıklanması (TCK m. 137): Ele geçirilen verilerin yayımlanması veya başkasına verilmesi durumunda, suç TCK 136'dan ayrı olarak TCK 137 kapsamında değerlendirilir ve ceza artırılır. TCK 137, bu suçun cezayı artıran nitelikli hallerini düzenler:
Kamu Görevlisi Sıfatı Kötüye Kullanılarak İşlenmesi: Suçun bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi.
Belli Meslek Mensupları Tarafından İşlenmesi: Hukukçular, hekimler, mali müşavirler gibi meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi.
Bu suçlar, kişisel verilerin gizliliği ve güvenilirliği açısından büyük risk taşıdığından, verilerin ele geçirilme yöntemi (örneğin bilişim sistemine girerek ele geçirme) de ayrıca farklı suçların oluşumuna neden olabilir. Ekibimiz, dosyadaki tüm eylemleri analiz ederek, en doğru hukuki niteliği ve cezai sonucu tespit eder.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136), Türk Ceza Kanunu açısından şikâyete bağlı suçlardan biridir. Bu, suçun soruşturulması ve kovuşturulması için mağdurun şikâyetinin şart olduğu anlamına gelir. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürenin kaçırılması, dava açma hakkını düşürür ve cezai takibat yapılamaz. Şikâyetten vazgeçme de davanın düşmesi sonucunu doğurur.
Kişisel verilerin ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, bu suçta uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkündür. Uzlaştırma, Savcılık aşamasında veya kovuşturma aşamasında, mağdur ile failin bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşması durumunda, kamu davasının açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğuran alternatif bir çözüm yoludur.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına bir şikâyet ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Bu aşamada Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini görevlendirerek olayın aydınlatılması için araştırmalar yapılmasını ister.
Suçun niteliği gereği, soruşturma dijital delillerin toplanmasına odaklanır. Mağdurun ve şüphelinin telefon, bilgisayar ve sosyal medya kayıtları incelenir; e-posta yazışmaları, IP adresleri, log kayıtları gibi veriler ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. Yurt dışı kaynaklı bilişim sistemlerinden veri temini için adli istinabe yoluna başvurulabilir.
Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması ve ifadede hazır bulunulması sağlanır. Eğer suç uzlaştırma kapsamındaysa, Savcılık öncelikle tarafları uzlaştırmaya yönlendirir. Uzlaşma sağlanamazsa, Savcı toplanan delilleri değerlendirerek yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar; aksi halde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci
Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu davaları, öngörülen ceza miktarı nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.
Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, toplanan dijital deliller ve teknik bilirkişi raporları incelenir.
Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar. Mahkeme süreci boyunca etkin bir savunma, sürecin müvekkilimiz lehine sonuçlanmasında en büyük etken olacaktır.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Zamanaşımı Süreleri
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve bu suç için kanunda altı aylık bir şikâyet süresi bulunmaktadır. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü bir süredir.
Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi ve doğru hesaplanması, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136) nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Adli sicil kaydının bozulması, kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurur.
Ancak, ceza miktarı iki yılın altında kaldığı için (alt sınırdan iki yıl ceza verilirse) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede kişi hukuken o suçtan mahkûm olmamış sayılır.
Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri, kişinin çalıştığı alana göre değişir. Özellikle kamu görevlisi, avukat, mali müşavir gibi mesleklerde, bilişim yoluyla işlenen bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına, görevden uzaklaştırmaya ve hatta meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri (harçlar, bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri vb.) ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.
Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.
Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.
Eskişehir’de Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, bilişim hukuku alanında bireylerin en temel haklarından biri olan mahremiyetini ihlal eden ciddi bir suçtur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku ve bilişim hukuku alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.
Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani şikâyet veya soruşturma aşamasından başlayıp kesin hüküm aşamasına kadar devam eder. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizinin yapılması, şüpheli/sanık olarak ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, dijital ve diğer delillerin hukuka uygun yollarla toplanması için delil stratejisi geliştirme yer alır. Ekibimiz, bilişim uzmanlarıyla iş birliği yaparak dijital delillerin doğru analiz edilmesini sağlar.
Kovuşturma aşamasında, duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve aleyhe olan delillere hukuki itirazların yapılması gibi kritik görevler üstlenilir. Ayrıca, mahkeme kararı sonrasında gerekli görülmesi halinde istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması ve kanun yolları sürecinin takibi de hukuk büromuzun kapsamındadır.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi gibi, kişinin özgürlüğünü ve itibarını doğrudan etkileyen bir ceza davasında, uzman bir ceza avukatı ile çalışmak sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu suç, bilişim hukuku ve ceza hukuku prosedürlerine tam hakimiyet gerektirir. Uzman bir avukat, öncelikle olayın hukuken doğru nitelendirilmesini sağlayarak, müvekkilimiz için en lehe olacak savunma stratejisini baştan belirler.
Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma veya gözaltı gibi özgürlük kısıtlayıcı durumların önüne geçme imkanı sunmasıdır. Avukat, hukuki itirazları zamanında yaparak, şüpheli veya sanığın aleyhine işleyen dijital delillerin hukuka uygunluğunu sorgular ve müvekkilinin hak kaybı yaşamasını engeller.
Uzman bir avukat, mahkeme aşamasında ise, cezanın alt sınırdan verilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gibi lehe seçenek yaptırımların uygulanması için gereken hukuki zemini hazırlar ve mahkemeye ikna edici argümanlar sunar. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin ceza almasını engelleme veya alacakları cezanın en alt sınırdan ve lehe uygulanmasını sağlama imkanını artırırız.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, bireylerin mahremiyetine ve dijital güvenliğine yönelik ciddi bir saldırı teşkil eder. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yasal hakların doğru kullanılması ve ispat yükümlülüklerinin doğru şekilde yerine getirilmesi açısından titizlik gerektirir.
Bu davalarda hak kaybı yaşamamak, usul hataları nedeniyle davanın seyrini olumsuz etkilememek ve özellikle de hapis cezası, adli sicil kaydının oluşması gibi ağır sonuçlardan kaçınmak için hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Özellikle, ele geçirilen verilerin hukuka aykırı yollarla elde edildiğinin ispatı veya verinin kişisel veri niteliği taşımadığının savunulması kritik öneme sahiptir.
Eskişehir’de kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm detaylarını, olayın oluş şeklini ve mevcut delilleri, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Şikayete Bağlı Mıdır ?
Evet, Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu (TCK m. 136) kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur. Bu, suçun soruşturulması ve kovuşturulması için mağdurun şikâyetinin şart olduğu anlamına gelir. Mağdur, faili ve suçu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu sürenin kaçırılması hak düşürücü bir sonuç doğurur. Şikâyetten vazgeçme de davanın düşmesi sonucunu doğurur.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu Uzlaştırma Kapsamına Girer Mi ?
Evet, Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu (TCK m. 136) uzlaştırma kapsamına giren suçlardan biridir. Uzlaştırma, Savcılık aşamasında veya kovuşturma aşamasında uygulanabilir ve bu süreçte mağdur ile fail, bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşmaya çalışırlar. Uzlaşma sağlanması durumunda, kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer ve kişi ceza almaktan kurtulur. Bu yol, hukuki sonuçları hafifleten önemli bir alternatiftir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçunda Hapis Cezası Kaç Yıl ?
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu (TCK m. 136) için kanun, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bu ceza miktarı, doğrudan hapis cezası olarak uygulanır. Eğer bu veriler hukuka aykırı olarak ele geçirildikten sonra bir de yayılır veya açıklanırsa (TCK m. 137), bu durum cezanın artırılmasına yol açar. Suçun nitelikli hallerinde (örneğin kamu görevlisi sıfatı kötüye kullanılarak işlenmesi) ceza yarı oranında artırılır.
Kişisel Veri Kavramı Tam Olarak Neleri Kapsar ?
Kişisel veri, TCK ve KVKK kapsamında, bir kişiyi belirli veya belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsar. Bu, sadece kişinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası gibi açık kimlik bilgileri değildir. Aynı zamanda kişinin telefon numarası, e-posta adresi, parmak izi, fotoğraf, ses kaydı, banka hesap bilgileri, sağlık raporları, dini veya siyasi görüşler, sosyal medya hesap hareketleri ve konum bilgileri gibi onu belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi içerir.
Suçun İşlenmesinde Sosyal Medya Şifresinin Kırılması Durumu Nasıl Değerlendirilir ?
Kişisel verilere ulaşmak amacıyla bir kişinin sosyal medya hesabının şifresini kırarak veya tahmin yoluyla izinsiz olarak hesabına girilmesi, hukuken birden fazla suça yol açar. Bu eylem, TCK m. 243’te düzenlenen Bilişim Sistemine Girme Suçunu oluşturur. Bu izinsiz giriş sonucunda kişisel verilerin ele geçirilmesi fiili ise TCK m. 136’da düzenlenen Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçunu oluşturur. Bu durumda fail, her iki suçtan ayrı ayrı yargılanır.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçundan Sicilim Bozulur Mu ?
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu nedeniyle yargılanmanız ve mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda, bu karar kesinleştiği anda Adli Sicil Kaydına işlenir ve siciliniz bozulur. Ancak, Mahkemece cezanın alt sınırdan (iki yıl) verilmesi durumunda ve diğer şartlar sağlanırsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB kararı Adli Sicil Kaydına işlenmez ve denetim süresi sonunda dava düşer, bu sayede sicilin temiz kalmasını sağlar.
Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi Suçunda Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür ?
Evet, Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu davasında verilen hapis cezasının Cezanın Ertelenmesi mümkündür. Cezanın ertelenmesi için temel şartlar; hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmasıdır. Bu şartlar sağlanırsa, cezanın infazı bir denetim süresi boyunca geri bırakılır.
Bu Suçun Yargılamasında Hangi Tip Dijital Deliller Kabul Edilir ?
Bu suçun yargılamasında, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiğini ispat eden tüm elektronik kayıtlar delil olarak kabul edilir. Kabul edilen temel dijital deliller şunlardır: E-posta, WhatsApp veya diğer mesajlaşma içerikleri, ele geçirilen verilerin bulunduğu bilgisayar veya sunucu log kayıtları, verilerin elde edildiği zamana ait IP adresi bilgileri, şifre kırma girişimlerini gösteren sistem kayıtları ve bilirkişi raporları. Bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır.
Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır ?
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Suçu (TCK m. 136) için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Suçun takibi şikâyete bağlı olduğu için, altı aylık şikâyet süresi de bu zamanaşımı süresi içinde değerlendirilmelidir.
Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi Suçunda Tutuklanma Riski Var Mıdır ?
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu, hapis cezası öngördüğü için teorik olarak tutuklama riski bulunmaktadır. Tutuklama, Mahkemece kuvvetli suç şüphesi, kaçma tehlikesi veya delil karartma riski gibi şartların varlığı halinde verilebilir. Özellikle verilerin çalınması, ifşa edilme tehdidi (şantaj) ile birleştiğinde veya organize suç yapısı içinde işlendiğinde tutuklama tedbiri uygulanabilir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, tutuklama şartlarının oluşmadığını hukuki argümanlarla Mahkemeye sunarak haksız tutuklamanın önüne geçmeye çalışırız.