Bilişim Hukuku Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Suçu
İçindekiler

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Suçu Ceza Yargılaması

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun, güncel bilişim ve finans teknolojileri kullanılarak işlenmiş özel bir görünümüdür. Bu suçun temelinde, failin bilişim sistemleri (sahte borsa platformu, mobil uygulama, web sitesi) aracılığıyla mağduru aldatması ve bu yolla mağdurun kripto varlıklarını veya parasını haksız yere ele geçirmesi yatar.

Suçun oluşumu için temel şartlar şunlardır:

  • Hileli Davranış: Sanal olarak gerçekçi görünen, ancak aslında para transferi veya yatırım yapma vaadiyle kurulan sahte bir kripto platformu veya uygulamasının kullanılması.
  • Aldatma: Mağdurun, bu platformun güvenilir bir yatırım aracı veya borsa olduğuna inandırılarak, kendi rızasıyla platforma para veya kripto varlık transfer etmesinin sağlanması.
  • Haksız Menfaat: Yapılan transfer sonucunda failin haksız kazanç elde etmesi ve mağdurun zarara uğraması.

Bu suç, nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamındadır çünkü suçun işlenişinde, TCK m. 158/1-f'de belirtilen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması söz konusudur. Kripto varlıkların anonim yapısı ve transfer hızının yüksek olması, faillerin izini sürmeyi zorlaştırır ve suçun tehlikesini artırır. Eskişehir’de bu tür davaların takibini üstlenen bir hukuk bürosu olarak, dijital finansal dolandırıcılık vakalarına karşı hukuki mücadele vermekteyiz.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Suçunun Yasal Dayanağı Ve İlgili Kanun Maddeleri

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçunun yasal dayanağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendidir. Bu madde, dolandırıcılık suçunun "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" işlenmesini nitelikli hal olarak kabul eder ve cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir. Kripto borsalarının veya uygulamalarının kullanılması, bu fıkra kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu suçla doğrudan ilişkili olan, ancak eylemin niteliğine göre ayrıca uygulanabilecek diğer TCK maddeleri de bulunmaktadır:

  • Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m. 245): Eğer dolandırıcılık eyleminde başkasına ait banka veya kredi kartı bilgileri kullanılmışsa, bu suç da ayrıca gündeme gelebilir.
  • Suç Gelirlerinin Aklanması (TCK m. 282): Dolandırıcılık suçuyla elde edilen paranın, izini kaybettirmek amacıyla kripto varlıklara veya farklı hesaplara transfer edilmesi, bu suçu da oluşturabilir.

Hukuk büromuz, bu tür teknik ve mali davalarda, TCK ve diğer ilgili özel mevzuatı birlikte değerlendirerek müvekkillerimiz için en güçlü hukuki zemini oluşturur.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Ceza Miktarı Ve Yaptırımlar

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu (TCK m. 158/1-f) için öngörülen cezai yaptırım, dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ve buna ek olarak beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu ceza, suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi nedeniyle TCK'daki en ağır dolandırıcılık cezaları arasında yer alır.

Bu suçta hapis cezası ile birlikte adli para cezası zorunlu olarak hükmedilir. Adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve kişisel durumu göz önünde bulundurularak belirlenir.

Suçun cezasının alt sınırı dört yıl olduğu için, Mahkemece Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi kurumlarının uygulanması mümkün değildir. Yine aynı sebeple, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkün değildir. Bu suç, seçenek yaptırımların uygulanamadığı, doğrudan hapis cezası riskinin yüksek olduğu bir suç tipidir.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ve Seçenek Yaptırımlar

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı dört yıl olduğu için, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının temel şartı olan hapis cezasının iki yıl veya daha az olması şartı sağlanamaz. Bu nedenle, bu suçtan yargılanan bir sanık için HAGB kararı verilmesi mümkün değildir.

Benzer şekilde, cezanın ertelenmesi kurumunun uygulanabilmesi için de hükmedilen hapis cezasının üst sınırının iki yıl olması gerektiğinden, bu suçta cezanın ertelenmesi de mümkün değildir.

Hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de, TCK m. 50 uyarınca kural olarak bir yıl ve daha az süreli hapis cezaları için mümkün olduğu için, bu suç için uygulanamaz. Görüldüğü gibi, bu nitelikli dolandırıcılık davası, seçenek yaptırımların uygulanamadığı, cezai yaptırımı yüksek ve ciddi bir suç tipidir. Bu durum, Eskişehir Hukuk Bürosu olarak beraat kararı alınması yönündeki hukuki mücadelemizin önemini göstermektedir.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Temel Ve Nitelikli Haller

Dolandırıcılık suçunun temel hali TCK 157'de basit hileli davranışlarla mağdurun aldatılmasıyken, sahte kripto borsasıyla dolandırıcılık suçu, TCK 158/1-f’de düzenlenen nitelikli hallerdendir. Bu nitelikli hal, suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesini kapsar ve cezanın alt sınırını dört yıla yükseltir.

Bu suçta, ayrıca cezanın daha da artırılmasına yol açabilecek diğer nitelikli haller de bulunabilir:

  • Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi (TCK m. 158/3): Eğer bu sahte kripto borsası, üç veya daha fazla kişinin birleştiği bir örgütün faaliyeti çerçevesinde kurulmuş ve kullanılmışsa, ceza yarı oranında artırılır.
  • Kamu Zararına İşlenmesi: Eğer dolandırıcılık eylemi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına yol açmışsa, ceza miktarı yine yükseltilir.

Bu suçta, kripto varlıkların kullanılması, suçun uluslararası boyutunu artırabilir. Ekibimiz, dosyadaki hileli davranışların niteliğini, suç organizasyonunun varlığını ve elde edilen menfaatin büyüklüğünü dikkate alarak, en doğru hukuki niteliği belirler ve buna uygun savunma stratejisini oluşturur.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Şikayet Ve Uzlaşma Durumu

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu (TCK m. 158/1-f), Türk Ceza Kanunu açısından şikâyete bağlı suçlardan biri değildir. Bu, suçun mağduru şikâyetçi olmasa bile, Cumhuriyet Savcılığının suçu öğrendiği anda kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatması gerektiği anlamına gelir. Dolayısıyla, bu suçta bir şikâyet süresi söz konusu değildir. Şikâyetten vazgeçme, soruşturma veya kovuşturma sürecini durdurmaz.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi on beş yıldır.

Sahte kripto borsasıyla dolandırıcılık suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, bu tür Dolandırıcılık Ceza Davası süreçlerinde uzlaştırma kurumunun uygulanması mümkün değildir. Yargılama, kesinlikle Mahkeme kararıyla sonuçlanmak zorundadır.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Nedeniyle Başlatılan Savcılık (Soruşturma) Süreci

Sahte kripto borsasıyla dolandırıcılık suçuyla ilgili Savcılığa bir ihbar veya suç duyurusu ulaştığında, süreç Soruşturma aşaması ile başlar. Bu aşamanın temel amacı, suç organizasyonunu, faillerini ve mağdurlardan haksız yere elde edilen paranın izini sürmektir.

Savcılık, öncelikle kolluk kuvvetlerini (siber suçlarla mücadele ve mali polis) görevlendirerek araştırmalar yapılmasını ister. Bu araştırmalar, platformun IP adresleri, sunucu bilgileri, banka hesap hareketleri, kripto cüzdan adresleri ve transfer geçmişleri üzerine yoğunlaşır. MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporları, bu suçun delillendirilmesinde temel kaynaktır.

Soruşturma sürecinde, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin, Anayasal hakları olan müdafi yardımından yararlanma hakkı ve susma hakkı vardır. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, müvekkilimizin ifade öncesi hazırlanması, müdafi olarak ifadede hazır bulunulması ve tutuklama gibi kısıtlayıcı tedbirlerin önlenmesi konularında aktif hukuki destek sağlarız. Soruşturma sonucunda, Savcı yeterli şüphe görürse İddianame düzenleyerek kamu davası açar.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Mahkeme (Kovuşturma) Süreci

Cumhuriyet Savcısının düzenlediği İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle Kovuşturma aşaması başlar. Sahte kripto borsasıyla dolandırıcılık suçu için öngörülen ceza miktarı nedeniyle bu davalar, TCK’nın 158. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür.

Kovuşturma aşaması, yargılamanın duruşmalarla ilerlediği süreçtir. Mahkeme, sanığa iddianameyi tebliğ ettikten sonra duruşmalara başlar. Sanık, duruşmalarda sözlü veya yazılı savunma dilekçesi ile kendini savunma hakkına sahiptir. Duruşmalar sırasında banka kayıtları, kripto cüzdan hareketleri, MASAK raporları ve dijital deliller incelenir. Mali ve bilişim süreçleri karmaşık olduğu için sıklıkla teknik bilirkişi raporu alınması gerekebilir.

Delil toplama ve tartışma süreçleri tamamlandıktan sonra, Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasını sunar. Sanık ve müdafii, bu mütalaaya karşı son savunmalarını yaparak Mahkemeden beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederler. Son olarak Mahkeme, tüm yargılamayı değerlendirerek Gerekçeli Kararını açıklar.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı dört yıl, üst sınırı on yıl olduğu için, bu tür davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Dolayısıyla, Eskişehir Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davası için görevli mahkeme Eskişehir Ağır Ceza Mahkemelerinde görülecektir.

Yetkili mahkeme ise, genel yetki kuralı uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bilişim yoluyla işlenen bu suçlarda, suçun işlendiği yerin tespiti önemlidir. Suçu oluşturan fiilin yapıldığı yer, yani sahte borsanın sunucusunun bulunduğu yer, dolandırıcılığın organize edildiği yer, paranın transfer edildiği banka hesabının bulunduğu yer veya mağdurun parayı gönderdiği yer yetkili mahkemeyi belirleyebilir.

Uygulamada, eylemin sonuçlarının ortaya çıktığı yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, hukuki sürecin doğru mahkemede başlaması için yetkili ve görevli mahkemenin doğru tespitini sağlarız.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Zamanaşımı Süreleri

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu, şikâyete bağlı bir suç olmadığı için, bu suçta bir şikâyet süresi bulunmamaktadır. Savcılık, suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır.

Bu suçta geçerli olan süre, TCK’nın 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresidir. Suçun cezası dikkate alındığında, bu suçun dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Bu süre, suç teşkil eden son eylemin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava zamanaşımı süresinin dolması, cezai takibin düşmesine yol açar. Ancak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan hukuki işlemler, zamanaşımı süresini keser. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, bu sürelerin takibi ve doğru hesaplanması, müvekkilimizin hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Adli Sicil Kaydına Ve Meslek Hayatına Etkileri

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu (TCK m. 158/1-f) nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, kesinleştiği anda ilgili kişinin Adli Sicil Kaydına (Sabıka Kaydına) işlenir. Bu suçun cezası, alt sınırı dört yıl hapis olduğu için, bu suçta Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, mahkûmiyet halinde sicilin bozulması kesindir.

Adli sicil kaydının bozulması, kişinin kamu veya özel sektörde iş bulma, terfi etme ve sosyal itibarı üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurur. Mahkûmiyetin meslek hayatına etkileri oldukça ağırdır. Özellikle kamu görevlisi, bankacı, mali müşavir gibi finansal güven gerektiren meslekler açısından, bu suçtan mahkûmiyet, meslek mevzuatına göre disiplin soruşturmalarına, görevden uzaklaştırmaya ve meslekten çıkarma gibi sonuçlara yol açabilir.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Yargılama Giderleri Avukatlık Ücreti Ve Kanun Yolları

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık davasında, yargılama sürecinin yürütülmesi için çeşitli yargılama giderleri (harçlar, bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri vb.) ortaya çıkar. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse, bu giderlerin tamamı hükümlü tarafından ödenir. Beraat kararı verilmesi halinde ise giderler kamu üzerinde bırakılır.

Avukatlık ücreti, yargılama giderlerinden ayrı olarak, müvekkil ile avukatı arasında belirlenir. Bu ücretin belirlenmesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olarak dikkate alınır. Ücretin net miktarı; dosyanın kapsamı, harcanacak emek, davanın zorluk derecesi ve avukatın tecrübesi gibi kriterlere göre Eskişehir Hukuk Bürosu tarafından somut dosyanın özelinde belirlenir. Somut dosya görülmeden net bir ücret bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme kararına karşı başvurulabilecek Kanun Yolları mevcuttur. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı ilk olarak İstinaf yoluna başvurulur. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise, cezanın miktarı gibi belirli şartların sağlanması halinde son olarak Temyiz yoluna gidilerek dosya Yargıtaya taşınabilir.

Eskişehir’de Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Suçu İçin Ceza Hukuku Kapsamında Sağladığımız Destek

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu, nitelikli dolandırıcılığın en karmaşık ve teknik gerektiren biçimidir. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku, bilişim hukuku ve mali suçlar alanındaki tecrübeli ekibimiz ile Eskişehir ve çevresinde bu tür davalarla karşılaşan gerçek kişilere kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

Hukuk büromuzun sunduğu hukuki destek, sürecin en başından, yani Savcılık soruşturması aşamasından başlar. Hizmetlerimiz arasında; olayın detaylı hukuki analizi, şüpheli/sanık olarak ifade öncesi hazırlık ve ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, MASAK raporlarının ve kripto cüzdan hareketlerinin hukuki analizi için delil stratejisi geliştirme yer alır. Ekibimiz, bilişim uzmanları ile iş birliği yaparak, hileli eylemin teknik yapısını ve müvekkilimizin bu organizasyon içindeki rolünü doğru tespit etmeye çalışır.

Kovuşturma aşamasında, Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaların aktif takibi, esas hakkındaki savunma dilekçelerinin hazırlanması, ve lehe olan indirim hükümlerinin uygulanması için Mahkemeye başvurulması gibi kritik görevler üstlenilir.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Davasında Uzman Bir Ceza Avukatı İle Çalışmanın Önemi Nedir, Avukat Dosyaya Nasıl Katkı Sağlar ?

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık davasında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak, cezanın alt sınırının dört yıl hapis olması ve HAGB gibi lehe hükümlerin uygulanamaması nedeniyle hayati öneme sahiptir. Avukatın temel katkısı, kişinin özgürlüğünü kaybetme riskini en aza indirmektir.

Avukatın dosyaya en temel katkısı, soruşturma aşamasında haksız tutuklanma riskini ortadan kaldırmak ve müvekkilin eyleminin dolandırıcılık organizasyonunun temel unsuru olmadığını ispatlamaktır. Banka ve mali hareketlerin karmaşık analizi, ancak uzman bir avukat tarafından doğru şekilde yorumlanabilir ve savunmaya dönüştürülebilir.

Uzman bir avukat, Mahkeme aşamasında beraat için delil yetersizliği argümanlarını sunar; aksi halde cezanın alt sınırdan verilmesini ve etkin pişmanlık hükümleri (TCK 168) uyarınca indirim yapılmasını sağlar. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, sunduğumuz profesyonel destek ile müvekkillerimizin hapse girme riskini azaltma ve en lehe sonucu elde etme imkanını artırırız.

Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Suçu Ceza Davası İle Karşılaştığınızda Yapılması Gerekenler

Sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu, TCK tarafından ağır yaptırımlarla karşılanan, alt sınırı yüksek hapis cezası öngören ciddi bir suç tipidir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturma süreçleri, mali kayıtların ve bilişim delillerinin karmaşıklığı nedeniyle titiz bir hukuki çalışma gerektirir.

Bu davalarda hapis cezası alma ve adli sicil kaydının bozulması riski yüksek olduğundan, hukuki sürecin en başından itibaren profesyonelce yönetilmesi şarttır. Özellikle banka kayıtları, MASAK raporları ve dijital iletişim kayıtları gibi kritik delillerin hukuki analizi için uzman desteği alınması gerekir.

Eskişehir’de sahte kripto borsası veya uygulamasıyla dolandırıcılık suçu süreciyle karşılaşan kişilerin, dosyalarının tüm mali ve dijital detaylarını, ceza hukuku alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile şeffafça paylaşarak hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak ve en etkili savunma stratejisini oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedeniyle Hakkımda Şikayet Olursa Ne Yapmalıyım ?

Hakkınızda bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle bir şikayet olursa veya bir soruşturma başlatıldığını öğrenirseniz, öncelikle sakin kalmalı ve aceleci adımlar atmaktan kaçınmalısınız. Atılacak ilk ve en önemli adım, ceza hukuku alanında uzman bir hukuk bürosundan hukuki destek almaktır. Hakkınızda başlatılan bir soruşturmanın varlığı halinde, en kısa sürede Eskişehir Sahte Kripto Borsası Veya Uygulamasıyla Dolandırıcılık Avukatı ile görüşerek sürece hazırlanmanız gerekir. Özellikle kolluk kuvvetleri tarafından ifadeye çağrıldığınızda, avukatınızla birlikte ifade vermeniz en temel yasal hakkınızdır. Avukatınız, aleyhinize olan iddiaları ve mali delilleri analiz ederek, lehinize olacak savunma stratejisini hazırlar.

Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Davasında Hapis Cezası Kaç Yıl ?

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK m. 158/1-f) için kanun, dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bu ceza, suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi nedeniyle nitelikli hal kapsamında değerlendirilir. Mahkeme, bu sınırlar dahilinde bir cezaya hükmederken, suçun organizasyon biçimini, hileli eylemin ağırlığını ve mağdurların uğradığı zararın miktarını dikkate alır. Hapis cezasının yanı sıra, bu suçta beş bin güne kadar adli para cezası da zorunlu olarak hükmedilir.

Bu Suçtan Dolayı Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilir Mi ?

Hayır, Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı dört yıl olduğu için, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının temel şartı olan iki yıl veya daha az ceza şartı sağlanamaz. Bu nedenle, bu suçtan yargılanan sanıklar için HAGB kararı verilmesi mümkün değildir. HAGB'nin uygulanamaması, yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi halinde kişinin sicilinin bozulması ve hapse girme riskini önemli ölçüde artırır.

Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür ?

Hayır, Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı dört yıl olduğu için, bu suçta cezanın ertelenmesi kurumunun uygulanması da mümkün değildir. Cezanın ertelenmesi, hükmedilen hapis cezasının üst sınırının iki yıl olması halinde uygulanabilir. Bu suç, alt sınırı dört yıl olduğu için, seçenek yaptırımların uygulanmadığı, cezai yaptırımı yüksek olan bir suç tipidir. Bu nedenle, hukuki süreçte beraat kararı alınması yönünde mücadele etmek esastır.

Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılıktan Elde Edilen Paranın Durumu Nedir ?

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçundan elde edilen paranın veya kripto varlıkların durumu, iki ayrı hukuki süreci ilgilendirir. Birincisi, bu varlıklar suçun maddi delili olarak kabul edilir ve Mahkemece el konulabilir. İkincisi, bu varlıkların izini kaybettirmek amacıyla transfer edilmesi veya dönüştürülmesi, TCK m. 282'de düzenlenen Suç Gelirlerinin Aklanması Suçunu oluşturabilir. Savcılık, MASAK raporları aracılığıyla bu varlıkların transfer zincirini takip ederek hem dolandırıcılık hem de aklama suçundan dava açabilir.

Suçun Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi Cezayı Nasıl Etkiler ?

Eğer bilişim yoluyla dolandırıcılık suçu, TCK m. 158/3 uyarınca bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse, suçun cezası yarı oranında artırılır. Bu durum, suçun cezai ağırlığını önemli ölçüde yükseltir ve faillere verilecek hapis cezasının üst sınırını artırır. Örgütlü suç, tek bir kişi tarafından işlenen suça göre daha büyük bir tehlike arz ettiği için kanun koyucu bu durumu ağırlaştırıcı nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Davasında MASAK Raporları Neden Önemlidir ?

Bilişim yoluyla dolandırıcılık davalarında MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporları kritik öneme sahiptir, çünkü bu raporlar suçtan elde edilen paranın banka hesaplarına giriş-çıkışlarını, transfer zincirlerini ve şüpheli para hareketlerinin mali analizini içerir. MASAK raporları, failin dolandırıcılık eyleminden elde ettiği haksız menfaatin miktarını belirlemede ve bu paranın izini sürerek suç organizasyonunun yapısını ortaya çıkarmada temel delil teşkil eder.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanabilir Mi ?

Evet, Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu, TCK'nın malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer aldığı için, etkin pişmanlık hükümleri (TCK m. 168) uygulanabilir. Etkin pişmanlık, sanığın, kovuşturma başlamadan önce veya hüküm verilmeden önce, suçtan kaynaklanan zararı tamamen veya kısmen gidermesi halinde cezasında önemli bir indirim yapılmasını sağlar. Zararın giderilmesi, Mahkemenin sanık lehine ceza indirimi uygulamasını sağlayarak hapis cezası riskini azaltabilir.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Davasında Tutuklanma Riski Var Mıdır ?

Evet, Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu, alt sınırı dört yıl hapis cezası öngören nitelikli bir suç olduğu için tutuklanma riski oldukça yüksektir. Tutuklama, Mahkemece kuvvetli suç şüphesinin varlığı, kaçma tehlikesi veya delil karartma riski gibi şartların varlığı halinde verilebilir. Özellikle birden fazla mağdurun bulunduğu ve organize hareket edildiği düşünülen durumlarda, Mahkemece tutuklama kararı verilmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Eskişehir Hukuk Bürosu olarak, tutuklama tedbirinin hukuka uygunluğunu sürekli denetleriz.

Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Davası Ne Kadar Sürer ?

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık davası, Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karmaşık bir süreçtir. Ortalama olarak, soruşturma ve kovuşturma aşamaları dahil olmak üzere, kanun yolları hariç tutulduğunda, dava genellikle 12 ila 24 ay arasında sürebilir. Sürenin uzamasındaki temel etkenler; yurt dışı transferlerin takibi, uluslararası hukuki yazışmalar (istinabe) gerekliliği, MASAK raporlarının detaylı incelenmesi ve çok sayıda mağdurun bulunmasıdır.

HEMEN ARA WHATSAPP